Kutlu Doğum 2008 - Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v) Hayatı, Peygamberliği Sünnet ve Hadisler

Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v) Kimdir, Hayatı, Peygamberliği, Sosyal Hayatı, Sünnet ve Hadis
kimdir hayati Peygamberliği Sosyal Hayatı Sünnet Hadis

Kutlu Doğum Haftası İçin E-Kart Gönderimi

kimdir hayati Peygamberliği Sosyal Hayatı Sünnet Hadis

 

ALTINCI BOLUM

RASULULLAH’IN BEDENİ ÖZELLİKLERİ

Rasulullahtn Başının Özelliği

Rasulullah'ın Alnı

Rasulullah'ın Kaşları

Rasulullah'ın Gözleri Ve Kirpikleri

Rassulullah'ın Yanakları

Rasulullah'ın Burnu

Rasulullah'ın Ağzı Ve Dişleri

Rasulullahtv Kokusu

Rasulullah'ın Yüzü

Rasulullah'ın Mübarek Sakalı

Rasulullah'ın Saçları

Rasulullah’ın Boynu

Rasulullah'ın Omuzlarının Genişliği

Rasulullah'ın Kürek Kemikleri Arasının Enli Olduğu

Rasulullah'ın Göğsü

Rasulullah'ın Karnı

Rasulullahın Göbeği

Rasulullah'ın Parmakları

Rasulullah'ın Elleri

Rasulullah'ın Bilekleri

Rasülullah'ın Bacakları

Rasulullah'ın Topuğu

Rasulullah'ın Ayakları

Rasulullah'ın Mafsalları İriydi

Rasulullah'ın Bütün Organları Düzgündü.

Rasulullah'ın Boyu

Rasulullah'ın Cildinin Yumuşaklığı

Rasulullah'ın Rengi

Rasulullah'ın Güzelliği

Rasulullah'ın Teri

Peygamberlik Mührü

 

 

ALTINCI BOLUM

 

RASULULLAH’IN BEDENİ ÖZELLİKLERİ

 

Rasulullahtn Başının Özelliği

 

578) El-Hasen Ibn Ali, dayısı Hind îbn Ebi Hale'nin şu sözünü ri­vayet etti:

"Rasulullah'm (s.a.v.) başı büyüktü." [1]

579) Nafî Ibn Cübeyr şöyle dedi:

Ali îbn Ebî Talib, bize, Peygamber'i (s.a.v.) tarif ederken şöyle dedi: "Onun başı büyüktü." [2]

 

Rasulullah'ın Alnı

 

580) El-Hasen Ibn (Ali), dayısı Hind'in şöyle dediğini nakletti: "Rasulullah (s.a.v.) geniş alınlıydı." [3]

 

Rasulullah'ın Kaşları

 

581) El-Hasen îbn AH îbn Ebi Talib, dayısı Hind Ibn Ebi Hale'den şunu anlattı:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) kaşları uzun, ince ve araları çok yakındı. İki kaşı arasında öfkeli zamanında kabaran bir damar vardı." [4]

 

Rasulullah'ın Gözleri Ve Kirpikleri

 

582) El-Hasen îbn Ali, dayısı Hind Ibn Ebi Hale'nin şöyle dediğini nakletmiş tir:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) göz bebeklerinin siyahı çok siyahtı. Kaşları­nın uçları ince, aralan çok yakındı. Kirpikleri uzundu." [5]

583) Cabir İbn Semura şöyle dedi:

"Rasulullah'm (s.a.v.) gözlerinin beyazında kırmızılık vardı." Ebu Davud bunu, Şu'be'den rivayet edip şöyle dedi: "Onun gözleri elaydı." [6]

584) Cabir İbn Semura şöyle dedi:

"Rasulullah'a (s.a.v.) baktığım zaman iki gözü sürmeli derdim. Oysa gözlerine sürme çekmiş değildi." [7]

 

Rassulullah'ın Yanakları

 

585) El-Haşen îbn Ali, dayısı Hind îbn Ebi Hale'den şunu aktardı: "Rasulullah'm (s.a.v.) yanakları düzdü." [8]

 

Rasulullah'ın Burnu

 

586) Hind îbn Ebi Hale şöyle dedi:

"Rasulullah'm (s.a.v.) burun kemiğinin ortasında bir kavis vardı. Burnunda, ona güzellik veren bir parlaklık vardı. Dikkat etmeyen kimse onun burun kemiğinin uzun olduğunu zannederdi." [9]

 

Rasulullah'ın Ağzı Ve Dişleri

 

587) Cabir îbn Semura şöyle dedi: "Rasulullah (s.a.v.) geniş ağızlıydı." [10]

588) Cumey' şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.) geniş ağızlı ve seyrek dişliydi." [11]

589) İbn Abbas şöyle dedi: Rasuhıllah'm (s.a.v.) Ön dişleri seyrekti. [12]

590) Hind şöyle demiştir:

"Rasulullah (s.a.v.) gülümsediğinde dişleri dolu taneleri gibi görü­nürdü." [13]

591) Ebu Hureyre şöyle demiştir: "Rasulullah (s.a.v.) güzel ağızlıydı."[14]

 

Rasulullahtv Kokusu

 

592) Enes İbn Malik şunu söyledi:

"Rasulullah'm (s.a.v.) yanında on yıl kaldım. Bütün kokuları kok­ladım. Onun kokusundan daha güzel bitfkoku koklamadım." [15]

 

Rasulullah'ın Yüzü

 

593) El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini rivayet etti:

"Her türlü büyüklük Rasulullah'ta (s.a.v.) toplanmıştı. Onun yüzü, ayın ondördü gibi parlardı." [16]

594) Hz. Ali şöyle demiştir: "Rasulullah'm (s.a.v.) yüzü yuvarlakçaydı."

595) Cabir tbn Semura:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) yüzü yuvarlaktı, dedi." [17]

596)  Ummu Ma'bed, Rasulullah'ı (s.a.v.) tarif ederken şöyle de­miştir:

"Ben güzelliği besbelli ve parlak yüzlü bir zat gördüm." [18]

 

Rasulullah'ın Mübarek Sakalı

 

597) El-Hasen îbn Ali, dayısı Hind'in şu sözünü söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) sakalı sıktı." [19]

598) Ali îbn Ebi Talib şunu söyledi: "Rasulullah'm (s.a.v.) sakalı sıktı." [20]

599) Ummu Ma'bed:

"Rasulullah'm (s.a.v.) sakalı sıktı" demiştir, [21]

600) Amr îbn Şuayb'm dedesi:

"Rasulullah (s.a.v.), sakalından, enine ve boyuna eşit olarak ahrdı" demiştir. [22]

 

Rasulullah'ın Saçları

 

601)E1-Bera:

"Rasulullah'm (s.a.v.) büyük bir saç demeti vardı. O, kulaklardan yumuşağına kadar inerdi" demiştir. [23]

602) El-Bera şunu da söylemiştir:

"Rasulullah'm (s.a.v.) omuzlarına sarkan bir saçı vardı." [24]

603) Enes İbn Malik şöyle dedi:

"Rasulullah'm saçı, orta bir saçtı, ne kıvırcık ne de düzdü." [25]

604) El-Hasen, dayısı Hind'in şu sözünü aktardı:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) saçı ne dümdüzdü, ne de kıvırcıktı (hareli idi). Saçı, kendiliğinden ikiye ayrılıp yanlarına dökülürse, onları birleş-tirmezdi. Birleştikleri zamanda da onları ayırmaz, oldukları gibi bıra­kırdı. Saçını uzattığında, kulaklarının memesini aşardı." [26]

605) Enes şöyle dedi:

"Rasulullah'm (s.a.v.) saçları kulaklarının yarışma kadardı." [27]

606) Hz. Aişe şöyle dedi:

"Rasulullah'm (s.a.v.) saçları kulak memesinden aşağıdaydı, fakat omuza dökülecek kadar uzun değildi." [28]

607) Ummu Hani şunu söyledi:

"Rasulullah Mekke'ye geldiğinde saçında dört örgü vardı." [29]

608) Ummu Hani Bint Ebi Talih şöyle demiştir:

"Rasulullah (s.a.v.) Mekke'ye bizim yanımıza saçlarında dört örgü olduğu halde geldi." [30]

Başka bir rivayette şöyledir: O'nu, saçlarında .dört örgü olduğu halde gördüm.

609) Hz. Aişe şöyle demiştir:

"Peygamber (s.a.v.) tarakla saçlarını taradığında sanki kumlan kazırcasma tarardı."

610) îbn Abbas şunu söylemiştir:

"Rasuhıllah (s.a.v.) Ehl-i kitap gibi saçlarım alnına sarkıtıyordu, daha sonra Araplar gibi ayırdı." [31]

611) Enes şunu söyledi:

"Peygamber (s.a.v.) bir süre, saçlarını alnına sarkıttı. Daha sonra ayırdı."[32]

 

Rasulullah’ın Boynu

 

612) Ummu Ma'bed Rasulullah'ı tarif ederken şöyle demiştir: "Onun boynunda uzunluk vardı." [33]

613) El-Hasen İbn Ali, dayısı Hind'den şunu rivayet etti: "Rasulullah'm (s.a.v.) boynu uzundu. Gümüş gibi parlaktı." [34]

614)  Osman îbn Abdülmelik: Bana -Sıffîn savaşında Hz. Ali'nin arkadaşlarından olan- dayım, Ali'nin şöyle dediğini haber verdi:

"Rasulullah'm (s.a.v.) boynu gümüş gibi parlaktı." [35]

 

Rasulullah'ın Omuzlarının Genişliği

 

615) El-Bera İbn Azib şunu söyledi: "Rasulullah'm (s.a.v.) omuzları genişti." [36]

 

Rasulullah'ın Kürek Kemikleri Arasının Enli Olduğu

 

616) Hz. Ali (r.a.) şöyle demiştir:

"Rasulullah'm (s.a.v.) kürek kemiklerinin arası enliydi." [37]

 

Rasulullah'ın Göğsü

 

617) El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini anlattı:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) göğsü enli, göğsü ve karnı bir seviyedeydi, çıkık değildi." [38]

 

Rasulullah'ın Karnı

 

618) Ummu Ma'bed, Rasulullah'ı tarif ederken şöyle demiştir: "Onda karın büyüklüğü ve sarkıklığı yoktu." [39]

619) Ummu Hani şöyle dedi:

"Rasulullah'm (s.a.v.) karnını görür görmez, (yazı yazmak için kullanılan) kırışık derileri hatırladım."

620) Muharriş el-Ka'bi şunu söyledi:

"Rasulullah (s.a.v.) bir gece Ci'rane'den umreye gitti. Sırtına bak­tım. Sanki bir gümüş külçesiydi." [40]

 

Rasulullahın Göbeği

 

621) Hz. Ali şöyle demiştir:

"Rasulullah'm vücudu (belirli yerler dışında) kılsızdı. Göğsünden göbeğine kadar bir çizgi halinde uzanan ince kıllar vardı." [41]

622) El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini anlattı:

"Rasulullah (s.a.v.) soyunduğu zaman vücudundan nur saçılırdı. Göğsünden göbeğine kadar bir çizgi halinde uzanan ince kıllar vardı. Pazıları, omuzları ve göğsünün üst kısımları biraz kıllıydı." [42]

 

Rasulullah'ın Parmakları

 

623) Hz. Ali şunu anlattı:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) avuç ve ayaklan dolgundu, parmaklan uzundu." [43]

 

Rasulullah'ın Elleri

 

624) Hz. Ali şunu söylemiştir:

"Rasulullah'm (s.a.v.) elleri iriydi." [44]

625- El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini rivayet etti:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) avuçlarının içi genişti." [45]

626) Enes şöyle demiştir:

"Ben, Rasulullah'ın (s.a.v.) avucunun yumuşaklığını atlasta ve i-pekte görmedim." [46]

627) Mariye şunu söyledi:

"Peygamber'e (s.a.v.) beyat ettiğimde, o güne kadar onun elinden daha yumuşak bir ele dokunmamış tim."

628) Avn Ibn Ebi Cuhayfe'nin babası şunu anlattı:

"Rasulullah Abtah'a çıktı. Bir asayı dikip onun gerisinde namaz kıldı. Ashabı, elini tuttuktan sonra yüzlerinde gezdirmeğe başladılar. Ben de geldim. Elini tuttum, yüzümde gezdirdim. Elinin kardan daha soğuk ve miskten daha hoş kokulu olduğunu hissettim." [47]

 

Rasulullah'ın Bilekleri

 

629) Hind şöyle demiştir:

"Rasulullah'm (s.a.v.) bilekleri uzun, mafsalları kalındı." [48]

630) et-Teveme'nin mevlâsı (azatlı kölesi) salih şöyle dedi: Ebu Hureyre, Rasuhıllah'ı (s.a.v.) tarif ederken şöyle dedi: "Rasulullah'm (s.a.v.) pazıları enliydi." [49]

 

Rasülullah'ın Bacakları

 

631) Cabir İbn Semura şöyle demiştir: "Rasulullah'ın (s.a.v.) bacakları inceydi.' [50]

632) Abdurrahman îbn Malik İbn Cüşem'in babası, kardeşi Sura-ka'mn kendisine şunu haber verdiğini söyledi:

"Devesinin üzerindeyken Rasulullah'a (s.a.v.) yaklaştım. Üzengi­sinin içindeki bacaklarını sanki hurma ağacının göbeğindeki beyazlık gibi gördüm." [51]

633) Edebiyatçılardan biri şu şiiri söyledi:

"Ya Rabbi! En büyük makamın yakınından yürüttüğün ayak hatı­rına, risalette (peygamberlikte) yaratıkların omuzunu ona merdiven yaptığın ayak hürmetine lütuf olsun diye ayağımı Sırat'ta sabit kıl. Be­nim için kurtarıcı ol.

O ikisini ilerisi için hazırlık malzemesi yap. Onlar kime ait o-lursa, azaptan emin olur ve Cehennem'den korkmaz."[52]

 

Rasulullah'ın Topuğu

 

634) Cabir İbn Semura şöyle dedi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) topuğu az etliydi." [53]

 

Rasulullah'ın Ayakları

 

635) el-Hasen, dayısı Hind'den şunu anlattı:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) ayaklarının altı düz değil, çukurdu. Ayakları hafif etliydi. Ayaklarının üzerine su döküldüğü zaman etrafa yayılırdı." [54]

636) Osman îbn Abdilmelik şöyle dedi: Hz. Ali'nin arkadaşlarından olan dayım, bana, Hz. Ali'nin şöyle dediğini anlattı:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) el ve ayakları dolgundu (kalındı)." [55]

 

Rasulullah'ın Mafsalları İriydi

 

637) Hz. Ali: "Rasulullah'ın(s.a.v.)mafsalları iriydi" demiştir. [56]

638) îbrahim îbn Muhammed, Hz. Ali'nin oğlunun şöyle dediğini nakletti:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) mafsalları iriydi." [57]

 

Rasulullah'ın Bütün Organları Düzgündü

 

639) el-Hasen, dayısı Hind'in şu sözünü rivayet etti:

"Rasulullah'm (s.a.v.), bütün organları düzgündü. O, ne şişman ne de zayıftı." [58]

 

Rasulullah'ın Boyu

 

640) Rabia, Enes tbn Malik'i, Rasulullah'ı şöyle tarif ederken duydu:

"Rasulullah (s.a.v.) orta boyluydu. Ne fazla uzundu, ne de kısa." [59]

641) el-Bera şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.) ne kısaydı ne de uzundu." [60]

642) el-Bera şunu da söylemiştir: "Rasulullah (s.a.v.) orta boylu birisiydi." [61]

Yukarıdaki üç hadis Buhari ve Müslim'in Sahihlerinde mevcuttur.

643) Âli tbn Ebi Talib'in soyundan İbrahim İbn Muhammed şunu anlattı:

Ali (r.a.) Rasulullah'ı (s.a.v.) tarif ederken şöyle dedi: "Rasulullah ne çok uzundu ne kısaydı. O, orta boyluydu." [62]

644) el-Hasen, dayısı Hind'in şu sözünü nakletti:

"Rasulullah (s.a.v.) normalden daha uzun, çok uzun olandan kı­saydı, yani uzuna yakın orta boyluydu." [63]

645) Hz. Aişe şunu anlattı:

"Rasulullah'm (s.a.v.) şöyle bir özelliği vardı: Yanma uzun boylu kimse gelse, kendisi ondan daha uzun görünürdü. Çok defa, iki uzun boylu kimseyle birlikte yürüdüğünde onlardan daha uzun görünürdü.

Onlardan ayrılınca, kendisi orta boylu haline döner, o iki kişi de uzun boylu hallerine dönerlerdi." [64]

 

Rasulullah'ın Cildinin Yumuşaklığı

 

646) Enes Ibn Malik şunu söyledi:

"Rasulullah (s.a.v.), insanların eli en yumuşak olanıydı. O'nun e-linden daha yumuşak ne yün ne de ipeğe dokundum." [65]

647) Osman Ibn Abdilmelik şöyle dedi:

Sıffîn'de Ali tbn Ebi TalİDİn arkadaşlarından olan dayım bana Hz. Ali'nin:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) derisinin yumuşak olduğunu" anlattı. [66]

 

Rasulullah'ın Rengi

 

648) Enes Ibn Malik şunu söyledi:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) rengi parlaktı. O, ne esmerdi, ne de çok be­yazdı." [67]

649) Ebu Hureyre şöyle söyledi:

"Rasulullah (s.a.v.) beyazdı. Sanki gümüşten dökülmüştü." [68]

650) Hz. Ali şunu söyledi:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) rengi, kırmızılığı bulunan beyazdı." [69]

651) Enes: "Rasulullah'ın rengi esmerdi" demiştir. [70]

652) Enes İbn Malik:

"Rasulullah (s.a.v.), insanların en güzel renklisiydi" demiştir. [71]

 

Rasulullah'ın Güzelliği

 

653)  El-Bera: "Rasulullah'tan daha güzel hiçbir şey görmedim." [72]

654) Ebu Ishak, el-Bera'ya:

-Rasulullah'm (s.a.v.) yüzü kılıç gibi miydi? diye sordu. El-Bera: -Hayır, ay gibiydi, dedi. [73]

655) Ebu Hureyre:

"Ben Rasulullah'tan (s.a.v.) daha^-güzelini görmedim. Güneşin ı-şığı sanki yüzünden akıyordu" dedi.

656) Cabir tbn Semura şunu söyledi:

"Peygamber'i (s.a.v.) kırmızı bir hülle (elbise) giymiş olarak gör­düm. O'na ve aya bakmağa başladım. O, benim gözlerimde aydan daha güzeldi." [74]

657) el-Bera:

"Nakışlı kırmızı bir hülle giymiş olarak, Rasulullah'tan (s.a.v.) daha güzel hiç kimseyi görmedim. O'nun, omuzlarına yakın saçları var­dı" demiştir. [75]

658) Said el-Cureyrî şöyle dedi:

Ebut-Tufeyl'in: Peygamber'i (s.a.v.) gördüm. Yeryüzünde benden başka onu gören kimse kalmadı, dediğini duydum.

-O'nu bana tarif etsene, dedim. Ebu't-Tufeyl: -Beyaz, güzel ve orta boyluydu, diye cevap verdi. 

659) Ummu Ma'bed, Rasulullah'ı tarif ederken şöyle dedi:

"Uzaktan, insanların en tatlısı ve en güzeli, yakından da en açığı ve en güzeliydi." [76]

660) Enes tbn Malik: "Rasulullah (s.a.v.), sanki gümüşten dökül­müştü" demiştir. [77].

661) Hz. Aişe şöyle dedi: "Rasulullah (s.a.v.), insanların en güzel yüzlüsü ve rengi en parlak olanıydı." [78]

662)  Hz. Ebu Bekr (r.a.): "Rasulullah'ın (s.a.v.) yüzü ayın halesi gibiydi" demiştir. [79]

663) Muhammed Ibn Ammar, er-Rubeyyi' Bint Muavviz'e:

- Bana Rasulullah'ı (s.a.v.) tarif etsene dedim. er-Rubeyyi':

- Yavrum! O'nu görseydin, güneşi doğuyor zannederdin, dedi. [80]

664) Ibn Abbas şöyle dedi;

"Rasulullah'ın (s.a.v.) bir gölgesi vardı. Güneşe çıktığında, O'nun ışığı güneşin ışığını bastırırdı. Bir lâmbanın yanmdayken de ışığı, lâmbanın ışığını bastırırdı." [81]

 

Rasulullah'ın Teri

 

665) Enes İbn Malik şunu anlattı:

Peygamber (s.a.v.), Ummu Suleym'in evine gelir, o yokken yata­ğında uyurdu.

Yine bir gün gelerek onun yatağında uyudu. Hemen Ummu Su-leym'e gidip: îşte Peygamber (s.a.v.), senin yatağında uyudu, dediler. Ummu Suleym geldi. Peygamber (s.a.v.) terlemiş, teri yatağın üzerin­deki bir deri parçasına toplanmıştı. Hemen çantasını açarak bu teri ku­rulamağa ve onu şişesine sıkmağa başladı. Bu arada Rasulullah (s.a.v.) uyanıp:

- "Ne yapıyorsun?" dedi. Ummu Suleym:

- Çocuklarımız için bunun bereketini umuyoruz, dedi. Rasulullah (s.a.v.):

- "İsabet ettin, dedi." [82]

666)  Enes (r.a.): "Rasulullah (s.a.v.) parlak beyaz renkliydi. Teri sanki inci gibiydi" demiştir. [83]

667) Hz. Aişe şöyle demiştir:

"Rasulullah'ın (s.a.v.) yüzündeki ter, yaş, inci gibiydi. En keskin miskten daha güzel kokardı." [84]

668) Hz. Ali şöyle demiştir: "Peygamber'in (s.a.v.) teri, sanki inci, terinin kokusu da misk gibiydi." [85]

669) Habib Ibn Ebi Harde şunu rivayet etti: Ben-i Kureyş'ten bir zat bana şöyle anlattı:

"Rasulullah (s.a.v.) Mâiz Ibn Malik'i recmettiğinde (taşladığında) ben babamın yanındaydım. Taşlar ona isabet edince ben korktum. Bu­nun üzerine Rasulullah (s.a.v.) beni kucağına aldı. Koltuğunun altından misk kokusuna benzer bir ter akmıştı." [86]

670) Ebu Hureyre şunu anlattı: Bir adam:

-Ya Rasulellah! Ben kızımı evlendirdim. Bana yardım etmeni isti­yorum, dedi. Rasulullah (s.a.v.):

-  "Şimdi yanımda hiçbir şey yok. Fakat yarın benimle görüş, ya­nında geniş ağızlı bir şişe ve bir ağaç çubuk getir" dedi.

Adam geldi. Kollarından teri sıyırmaya başladı. Şişeyi doldurduk­tan sonra:

- "Bunu al. Ailene söyle, koku sürünmek istediğinde bu çubuğu şi­şenin içine sokup sürünsün" dedi.

Hanımı ondan süründüğünde Medine halkı da güzel bir koku du­yardı. Böylece onlar Mutayyebun (kokulananlar) diye adlandırıldılar. [87]

 

Peygamberlik Mührü

 

671) (el-Ca'd Ibn) Abdirrahman şunu anlattı: es-Saib Ibn Yezid'i şöyle derken duydum: Teyzem beni Rasulullah'a (s.a.v.) götürdü ve:

-Ya Rasulellah! Kızkardeşimin oğlu rahatsız, dedi. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) başımı sıvazladı. Bana, bereket duasında bulundu. Sonra abdest aldı. Ben onun abdest suyundan içtim. Sonra arkasında ayakta durdum. îki omzunun arasındaki çadır düğmesine benzeyen mührü gördüm. [88]

672) Cabir îbn Semura şunu söyledi:

"Ben, Rasulullah'ın (s.a. v.) kürek kemikleri arasındaki mührü, deve kuşu yumurtasına benzeyen kırmızı bir ben olarak gördüm." [89]

673) Amr Ibn Ahtab şunu anlattı: Rasulullah (s.a.v.) bana: - "Ebu Zeyd! Yaklaş bana! Sırtıma elini sür" dedi.               

Ben de sırtına elimi sürdüm. Parmaklarım mühre dokundu. -Peki mühür nasıldır? dedim. (Bunu ravi sormaktadır.) -Biraraya gelmiş kıllardı, dedi." [90]

674) Ebu Nadre şöyle dedi:

Ebu Said el-Hudrî'ye Rasulullah'm (s.a.v.) mührünü yani Pey­gamberlik mührünü sordum. O da şu cevabı verdi:

-Sırtında, çıkıntı halinde bir et parçası vardı. [91]

675) Abdullah îbn Sercis şöyle anlattı:

"Ashabından bazılarının arasındayken Rasulullah'ın (s.a.v.) yanı­na geldim. Arkasından dolaştım. Maksadımı anladı. Sırtından ridayı attı. Kürek kemiğinin üzerinde yumruk gibi, mührün yerini gördüm. Etrafında siğillere benzeyen benler vardı." [92]

676) Abdullah îbn Sercis şöyle dedi:

Rasulullah'a (s.a.v.) geldim. Onunla ekmek ve et yedim. (Veya tirit dedi).

Sonra dolaşıp arkasına geçtim. Omuzlarının arasındaki peygam­berlik mührüne baktım. O, sol kürek kemiğinin başında, üzerinde benler bulunan yumruk gibiydi. [93]

677) Ebu Muaviye îbn Kurre şunu anlattı:

Rasulullah'a (s.a.v.) gelip ondan, bana dua etsin diye, elimi gömle­ğinin yakasına sokmak için izin istedim. Ona dokunmam benim için dua etmesine engel olmadı.

Onun kürek kemiğinin başında et çıkıntısı gibi birşey buldum. [94]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] İmam Ahmed, Müsned, 1/116; Ibn EbiŞeybe, Musannef,XI/514; Tirmizî, Şemail, no: 6 (Elbanî: "İsnadı çok zayıftır" demiştir.); İbn Kesir, el-Bİdaye ve'n-Nihaye, Vİ/37.

[2] Beyhakî, Deiâilu'n-Nubuvve, 1/216.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 335.

[3] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/20; Zebîdî, IthafıTs-Sadetil-Muttakîn, Vll/ 150, 156; Tirmizî, Şemail, no: 6 (Elbani zayıf olduğunu söylemiştir).

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 335.

[4] Beyhakî, Delâilu'n-Nubuvve, i/214, 125; Tirmizî, Şemail, no: 6.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 336.

[5] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/33; Benzeri, Beyhakî'nin farklı bir rivayetiyle, Deİâilu'n-Nubuvve, 1/215.

[6] İmam Ahmed, Musned, V/86, 97; Hakim, Müstedrek, H/602, 606; Beyhakî, Delâüu'n-Nubuvve, 1/211; Taberanî, Mu'cemu'l-Kebir, U/243; Tarihu'l-Hatib, V/347; Tirmizî, Sünen, 3646,3647; İbn Kesir, ei-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/20; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, 97 (Cabir İbn Semura'dan şu lafızla: "Peygamber (s.a.v.) geniş ağızlı, gözünün beyazı kırmızılı, topuğu az etliydi.")

[7] Tirmizî, Sünen, kitabu'l-rnenakıb, fi sıfati'n-nebiyy, 3645; imam Ahmed, Musned, V/97, 105; Beyhakî, Delâüu'n-Nubuvve, 1/212.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 336.

[8] Ibn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/20, 21; Zebİdî, İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, VII/155 (Zebidî, bunu uzun bir hadisle Delaılu'n-Nubuvve'sİnde Ebu Nuaym'a nisbet etmiştir. Senedinde Sabih ibn Abdillah el-Ferğanî vardır. Bu, Beyhakî'nin Delailu'n-Nubuvve'sinde (I/ 215) rivayet ettiği bir hadisin parçasıdır).

[9] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/37; Zebidî, Ithafu's-Sadeti'l-Muttakîn, Vü/ 150 (Zebidî şöyle demiştir: Tirmizî, Şemail; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve'de Taberani, Hind ibn Ebi Hale'nin hadisinden uzun olarak rivayet etmişlerdir.); Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/286 (Hind İbn Ebİ Hale'nin hadisinden uzun olarak).

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 337.

[10] Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 27, no: 97; İmam Ahmed, Musned, V/103; Tirmizî, Sünen, 3647; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/210, 254; Bağavî, Şerhu's-Sunne, Xlll/ 222.

[11] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/37.

[12] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/215; Tirmizî, Şemail, 14; Bağavî, Şerhu's-Sunne, XIII/223; Tebrizî, Mişkatü'l-Mesabih; el-Hindî, Kenzu'l-Ummal, 17819; Heysemi, Mecmau'z-Zevaid, VIII/279 (Heysemî, bunu Taberani'ye (Evsafta) nisbet etmiştir ve şöyle demiştir: Ab-dülaziz İbn Ebu Sabik zayıftır.)

[13] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir parça. Bkz: Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/ 288.

[14] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 337.

[15] Buharî, Sahih, kitabu'l-menakıb, babu sıfati'n-nebiyy (s.a.v.); Müslim, Sahih, ki­tabu'l-fedail, 81; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/254; İmam Ahmed, Musned, 111/107, 200.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 337.

[16] Hind jbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Kaynağı daha önce belirtilmişti.

[17] Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 29, hadis no: 209; Tirmizî, Sünen, kitabu'l-menakıb, babu fi hatemi'n-nubuvve, hadis no: 3644; İmam Ahmed, Musned, H/226, V/90, 95, 98,104,107.

[18] Hakim, Müstedrek, İM/10; Ebu Nuaym, Delailu'n-Nubuvve, s. 283-287; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/276-284; İbn Sa'd, Tabakat, I/230; îbn Asakir, Tarih, I/326 (Daha önce bundan söz edildi).

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 338.

[19] Hind ibn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Daha önce kaynakları geçti. Nesâî, başka bir tarikten benzerini rivayet etti (Vlll/183); imam Ahmed, Musned, 1/89,101.

[20] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/216 (Nafİ1 İbn Cubeyr'den).

[21] Ummu Ma'bed'in hadisinden bir bölüm. Kaynağı daha önce belirtildi. Onda "sa­kalında sıklık vardır" şeklindedir.

[22] Tirmizî, Sünen, 2762; Tefsiru'l-Kurtubi, 11/105; İbn Hacer, Fethu'l-Barî, X/350; Tebrizî, Mişkatu'l-Mesabih, 4439.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 338.

[23] Bakınız: Sahihu'l-Buhari, kitabu'I-menakıb, babu sıfatı'n-nebiyy (s.a.v.); Sahih-u Müslim, kitabu'l-fedail, babu sıfatı'n-nebiyy (s.a.v.); Ebu Davud, Sünen, kitabu'Mİbas, İV/54, 81; Sunenut-Tirmizi, V/598; Nesâî, VIH/183.

[24] Bundan önceki dipnota bakınız.

[25] Kaynakları aşağıda belirtilen hadisten bir bölüm: Buharî, Sahih, kitabu'l-menakıb, bab: 23; kitabu'l-libas, bab: 28; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 31; Malik, Mu-vatta, kitabu's-sıfatı'n-nebiyy (s.a.v.), babu ma cae fi sıfatı'n-nebiyy (s.a.v.); Beyhakî, Delai-Iu'n-Nubuwe, 1/202; 219; Tirmizî, Sünen, kitabu'l-menakıb, babu fi meb'asi'n-nebiyyi.

[26] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Kaynakları daha önce geçti.

[27] Buharî, Sahih, kitabu'l-I i bas, bab: 68; Müslim, Sahih, el-fedail, bab: 26.

[28] Ebu Davud, Sünen, İV/81, 82; Tirmizî, Sünen, kitabu'l-libas, IV/233 (Tirmizî şöyle demiştir: Bu, bu vecihten, hasen sahih garip bir hadistir); ibn Mace, Sünen, krtabu'l-libas, babu ittihazi'i-cumme ve'z-zevaib; Beyhakî, Delaİlu'n-Nubuvve, I/224.

[29] Ebu Davud, Sünen, kitabu't-teraccul, bab: 12, hadis no: 4191; Tirmizî, Sünen, kitabu'l-libas, bab: 39 (Tirmizî şöyle demiştir: "Bu hasen garib bir hadistir. Muhammed şöyle demiştir: Mücahidin Ummu Hani'den hadis dinlediğini bilmiyorum.); Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/224; İbn Mace, Sünen, kitabu'l-libas, bab: 36.

[30] Yukarıdaki dipnota bakınız.

[31] Buharı, Sahih, kitabu'l-libas, babu'l-fark; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 24; Ebu Davud, Sünen, kitabu't-teraccul, babu ma cae fi'l-fark, İV/82; İbn Mace, Sünen, kita­bu'l-libas, babu ittihazİ'l-cumme, hadis no: 3632; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/225.

[32] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/224 (Enes'den).

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 339-340.

[33] Daha önce geçen Ummu Ma'bed hadisinden bir bölüm.

[34] Daha önce geçen Hind ibn Ebi Hale hadisinden bir bölüm.

[35] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/241 (Ebu Hureyre'den).

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 340.

[36] Buharî, Sahih, kitabu'l-menakıb, bab: 23; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 25; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/240.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 340.

[37] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/304; Zebîdî, İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, VII/157 (Bu, Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölümdür).

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 340.

[38] Hind Ibn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Daha önce kaynakları geçmişti. Bakınız: İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, VII/151,157.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 341.

[39] Kaynakları daha önce belirtilen Ummu Ma'bed hadisinden bir bölüm.

[40] Nesaî, Sünen, kitabu'l-hac, bab: 104; İmam Ahmed, Musned, İli/426, İV/69, V/ 380; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/207.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 341.

[41] Kaynakları daha önce geçti.

[42] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Daha önce kaynakları geçti.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 341.

[43] Sahihu'l-Buhari, V/208; imam Ahmed, Musned, I/96; İbn Sa'd, Tabakat, 1/124; el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/2; Tarihu İbn Asakir, I/320.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 341.

[44] Yukarıdaki dipnota bakınız.

[45] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Kaynakları daha önce belirtildi.

[46] Bakınız: Sahihu'l-Buhari, kitabu'l-menakıb, bab: 23, sıfatu'n-nebiyy, hadis: 3566; Sahihu Müslim, kitabu'l-fedail, hadis: 81; İmam Ahmed, Musned, 111/107, 200; Beyhakî, De-lailu'n-Nubuvve, I/254.

[47] Yukarıdaki dipnota bakınız.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 342.

[48] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Daha önce kaynakları geçti.

[49] İmam Ahmed, Musned, H/328,448; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/244.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 342.

[50] Tirmizî, Sünen, kitabu'l-menakıb, bab: fi sıfeti'n-nebiyy, hadis: 3645 (Tirmizî şöyle demiştir: Bu hadis bu vecihten hasen-garib-sahihtir).

[51] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/247, 248.

[52] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 342-343.

[53] Müslim, kitabu'l-fedail, hadis: 97; Tirmizî, Sünen, kitabu'l-menakıb, bab: 12; İmam Ahmed, Musned, V/86, 88, 97,103; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/245.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 343.

[54] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Kaynakları daha önce geçti.

[55] Kaynaklan daha önce geçti. Bakınız: Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/244.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 343.

[56] Yukarıdaki hadisten bir bölüm. Kaynakları daha Önce geçti.

[57] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nİhaye, VI/33.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 343.

[58] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Kaynakları daha önce geçti.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 344.

[59] Buharı, Sahih, kitabu'l-menakıb, bab: 23; kitabu'l-libas, bab: 68; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 1; Tirmizî, Sünen, kitabu'l-menakıb, hadis: 3623 (Tjrmızî: Bu hasen sahih bir hadistir, demiştir); Malik, Muvatta, kitabu sıfetı'n-nebiyy, bab: 1; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/201,202,250.

[60] Buharı, Sahih, kitabu'l-menakıb, bab: 23; Müslim, Sahih, kitabu 1-îedaiI, bab: 25; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/194, 250.

[61] Müslim, Sahih, kıtabu'l-fedail, bab: 25, hadis no: 91; Buharî, Sahih, İV/228; İmam Ahmed, Musned, İV/281; Tirmizî, Şemail, hadis no: 6; İbn Asakir, Tarih, İ/322.

[62] Müslim, Sahih, kitabu '(-fedai I, bab: 31; Tirmizî, Şemail, 4, 200; Beyhakî, Delai­lu'n-Nubuvve, VII/236.

[63] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/37; Zebîdî, İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, Vll/ 145.

[64] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/298; Tarihu ibn Asakir, I/333; Suyutî, Hasaisu'l-Kubra, I/68.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 344-345.

[65] 626 ve 628 nolu metinlerin dipnotlarına bakınız.

[66] Bakınız: Salİhi, Subulu'l-Huda er-Reşad, 11/103.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 345.

[67] Bu haberin kaynakları az Önce geçti.

[68] Tirmizî, Şemail, 12; Zebîdî, İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, VII/146,148,149.

[69] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/212, 218; Tarihu Ibn Asakir, I/323; İbn Sa'd, Taba-kat, 1/126; Ibn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/21; Zebîdî, İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, Vll/ 146.

[70] el-Hindî, Kenzu'l-Ummal, 18552; Tarihu'l-Hatib, V/197; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/203. Müslim bunu Humeyd et-Tavîl'e nisbet etmiştir, (kitabu'l-fedail, 28). Irakî, Şerhu'ş-Şemail'de (1/16): Bu lafızla Humeyd, Enes'ten yaptığı rivayetle tek kalmıştır. Başkası bunu ondan "rengi parlak" diye rivayet etmiştir.

[71] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/23.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 345.

[72] Buharî, Sahih, kitabul-menakıb, bab: 23; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 25.

[73] Buharî, Sahih, kitabu'l-menakıb, bab: 23; Tirmizî, Sünen, kitabu'l-menakıb, bab: 8 hadis no: 3636; imam Ahmed, Musned, İV/281, V/102; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/195.

[74] Tirmizî, Sünen, kitabu'l-edeb, babu ma cae fi'r-ruhsati fi lubsi'l-humraîi li'r-rical hadis no: 2811; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/196.

[75] Buharî, Sahih, kitabu'l-menakıb, bab: 23; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, babu sı fetİ'n-nebiyy (s.a.v.); Ebu Davud, libas, hadis: 4072; Tirmizî, el-istİ'zan, hadis: 3635; Nesâ> Sünen, kitabu'z-zîne, babu İttihazi'l-cumme (Bera'mn hadisinde).

[76] Ummu Ma'bed'in hadisinden bir bölüm. Kaynakları daha önce geçmişti.

[77] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/241; Tarihu'l-Hatib, X/298; Ibn Kesir, el-Biday ve'n-Nihaye, VI/22.

[78] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/300 (bu lafızla): Buharı, Sahih, İV/27,47, 80, 228; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 25, 11; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/250 (Rasulullah (s.a.v.) İnsanların en güzel yüzlüsü, ifadesiyle).

[79] el-Hindî, Kenzu'l-Ummal, 18526.

[80] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/200; Heysemî, Mecmau'z-Zevaid, Vlll/280 (Hey-semîonu Mu'cemu'l-Kebir'inde ve Evsafında Taberani'ye nisbet etmiştir).

[81] Daha önce kaynakları geçti.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 346-347.

[82] Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 22, hadis no: 83; imam Ahmed, Musned, 111/177, 290; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/257, 258.

[83] Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, 82; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/255, 256.

[84] Zebîdî, İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, Vll/147 (Zebîdî, bunu, Ali'nin şu hadisinden Beyhakfye nisbet etmiştir: "Onun terinin kokusu en keskin miskten daha güzeldi." Senedinde meçhul biri vardır).

[85] Yukarıdaki dipnota bakınız.

[86] Ibn Asakir, Tarih, 1/319.

[87] Ebu'l-Ferec İbnu'l-Cevzî, kitabu'l-mevzuat, 1/291, 292 (İbnu'l-Cevzî şöyle de­miştir: "Bu mev2u (uydurma) bir hadistir. Hulbus'un uydurduklarındandır. Darekutnî: "O metruktür" demiştir. Ezdî de: "Zayıf ve bozuktur" demiştir, ibn Hibban: "Hiçbir durumda o-nunla ihticac olunmaz" demiştir); Suyutî, el-Leâli'l-Masnu'a, I/274.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 347-348.

[88] Buharî, Sahih, kitabu'l-vudu1, bab: 40, kitabu'l-menakıb, bab: 22; babu hate-mi'n-nubuvve, kitabu'l-merde, bab: 17; Daavat, bab: 31; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 30, hadis: 30; Tirmizî, Sünen, kitabu'l-menakıb, bab: 11; Beyhakî, Delaifu'n-Nubuvve, I/259.

[89] Peygamberlik mührünün deve kuşu yumurtası gibi olduğunu söyleyen başka birisine rastlamadım. Belki bu bir tashiftir (kelime hatasıdır). Doğru olan, Müslim'in Sahih'inde olduğu gibi, güvercin yumurtası şeklinde olduğudur. Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 29; Sunenu't-Tirmizî, kitabu'l-menakıb, bab: fi hatemi'n-nubuvve, hadis: 3644; imam Ahmed, Musned, H/226; V/90, 95, 98,104, 107; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/261, 262.

[90] Hakim, Müstedrek, II/606; İmam Ahmed, Musned, V/341; Tirmizî, Şemail, 16.

[91] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/265.

[92] Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 30, hadis no: 112; İmam Ahmed, Musned, V/82, 83; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/263, 264.

[93] Yukarıdaki dipnota bakınız.

[94] İmam Ahmed, Musned, 111/434; Beyhakî, Delaılu'n-Nubuvve, 1/264.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 348-350.
 

 

 

 
 Ana Sayfa | Destek | İletişim
Copyright © KutluDogum.Org
Design&Code İBG
Siteyi En İdeal Internet Explorer 7 & Firefox ile 1024*768 Formatında Görüntüleyebilirsiniz.