ALTINCI BOLUM
RASULULLAH’IN BEDENİ
ÖZELLİKLERİ
Rasulullahtn Başının
Özelliği
Rasulullah'ın Alnı
Rasulullah'ın Kaşları
Rasulullah'ın Gözleri Ve
Kirpikleri
Rassulullah'ın Yanakları
Rasulullah'ın Burnu
Rasulullah'ın Ağzı Ve
Dişleri
Rasulullahtv Kokusu
Rasulullah'ın Yüzü
Rasulullah'ın Mübarek
Sakalı
Rasulullah'ın Saçları
Rasulullah’ın Boynu
Rasulullah'ın Omuzlarının
Genişliği
Rasulullah'ın Kürek
Kemikleri Arasının Enli Olduğu
Rasulullah'ın Göğsü
Rasulullah'ın Karnı
Rasulullahın Göbeği
Rasulullah'ın Parmakları
Rasulullah'ın Elleri
Rasulullah'ın Bilekleri
Rasülullah'ın Bacakları
Rasulullah'ın Topuğu
Rasulullah'ın Ayakları
Rasulullah'ın Mafsalları
İriydi
Rasulullah'ın Bütün
Organları Düzgündü.
Rasulullah'ın Boyu
Rasulullah'ın Cildinin
Yumuşaklığı
Rasulullah'ın Rengi
Rasulullah'ın Güzelliği
Rasulullah'ın Teri
Peygamberlik Mührü
ALTINCI BOLUM
RASULULLAH’IN BEDENİ ÖZELLİKLERİ
Rasulullahtn Başının Özelliği
578)
El-Hasen Ibn Ali, dayısı Hind îbn Ebi Hale'nin şu sözünü
rivayet etti:
"Rasulullah'm (s.a.v.) başı
büyüktü."
579)
Nafî Ibn Cübeyr şöyle dedi:
Ali îbn Ebî Talib, bize,
Peygamber'i (s.a.v.) tarif ederken şöyle dedi: "Onun başı
büyüktü."
Rasulullah'ın Alnı
580)
El-Hasen Ibn (Ali), dayısı Hind'in şöyle dediğini nakletti:
"Rasulullah (s.a.v.) geniş alınlıydı."
Rasulullah'ın Kaşları
581)
El-Hasen îbn AH îbn Ebi Talib, dayısı Hind Ibn Ebi Hale'den şunu
anlattı:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) kaşları
uzun, ince ve araları çok yakındı. İki kaşı arasında öfkeli
zamanında kabaran bir damar vardı." [4]
Rasulullah'ın Gözleri Ve Kirpikleri
582)
El-Hasen îbn Ali, dayısı Hind Ibn Ebi Hale'nin şöyle dediğini
nakletmiş tir:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) göz
bebeklerinin siyahı çok siyahtı. Kaşlarının uçları ince, aralan
çok yakındı. Kirpikleri uzundu."
583)
Cabir İbn Semura şöyle dedi:
"Rasulullah'm (s.a.v.) gözlerinin
beyazında kırmızılık vardı." Ebu Davud bunu, Şu'be'den rivayet
edip şöyle dedi: "Onun gözleri elaydı."
584)
Cabir İbn Semura şöyle dedi:
"Rasulullah'a (s.a.v.) baktığım
zaman iki gözü sürmeli derdim. Oysa gözlerine sürme çekmiş
değildi."
Rassulullah'ın Yanakları
585)
El-Haşen îbn Ali, dayısı Hind îbn Ebi Hale'den şunu aktardı:
"Rasulullah'm (s.a.v.) yanakları düzdü."
Rasulullah'ın Burnu
586)
Hind îbn Ebi Hale şöyle dedi:
"Rasulullah'm (s.a.v.) burun
kemiğinin ortasında bir kavis vardı. Burnunda, ona güzellik
veren bir parlaklık vardı. Dikkat etmeyen kimse onun burun
kemiğinin uzun olduğunu zannederdi."
Rasulullah'ın Ağzı Ve Dişleri
587)
Cabir îbn Semura şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.v.) geniş ağızlıydı."
588)
Cumey' şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.v.) geniş ağızlı
ve seyrek dişliydi."
589)
İbn Abbas şöyle dedi: Rasuhıllah'm
(s.a.v.) Ön dişleri seyrekti.
590)
Hind şöyle demiştir:
"Rasulullah (s.a.v.)
gülümsediğinde dişleri dolu taneleri gibi görünürdü."
591)
Ebu Hureyre şöyle demiştir:
"Rasulullah (s.a.v.) güzel ağızlıydı."
Rasulullahtv Kokusu
592)
Enes İbn Malik şunu söyledi:
"Rasulullah'm (s.a.v.) yanında on
yıl kaldım. Bütün kokuları kokladım. Onun kokusundan daha güzel
bitfkoku koklamadım."
Rasulullah'ın Yüzü
593)
El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle
dediğini rivayet etti:
"Her türlü büyüklük Rasulullah'ta
(s.a.v.) toplanmıştı. Onun yüzü, ayın ondördü gibi parlardı."
594)
Hz. Ali şöyle demiştir: "Rasulullah'm (s.a.v.) yüzü
yuvarlakçaydı."
595)
Cabir tbn Semura:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) yüzü
yuvarlaktı, dedi."
596)
Ummu Ma'bed, Rasulullah'ı (s.a.v.) tarif ederken şöyle
demiştir:
"Ben güzelliği besbelli ve parlak
yüzlü bir zat gördüm."
Rasulullah'ın Mübarek Sakalı
597)
El-Hasen îbn Ali, dayısı Hind'in şu sözünü söyledi:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) sakalı sıktı."
598)
Ali îbn Ebi Talib şunu söyledi: "Rasulullah'm (s.a.v.) sakalı
sıktı."
599)
Ummu Ma'bed:
"Rasulullah'm (s.a.v.) sakalı
sıktı" demiştir,
600)
Amr îbn Şuayb'm dedesi:
"Rasulullah (s.a.v.), sakalından,
enine ve boyuna eşit olarak ahrdı" demiştir.
Rasulullah'ın Saçları
601)E1-Bera:
"Rasulullah'm (s.a.v.) büyük bir
saç demeti vardı. O, kulaklardan yumuşağına kadar inerdi"
demiştir.
602)
El-Bera şunu da söylemiştir:
"Rasulullah'm (s.a.v.) omuzlarına
sarkan bir saçı vardı."
603)
Enes İbn Malik şöyle dedi:
"Rasulullah'm saçı, orta bir
saçtı, ne kıvırcık ne de düzdü."
604)
El-Hasen, dayısı Hind'in şu sözünü aktardı:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) saçı ne
dümdüzdü, ne de kıvırcıktı (hareli idi). Saçı, kendiliğinden
ikiye ayrılıp yanlarına dökülürse, onları birleş-tirmezdi.
Birleştikleri zamanda da onları ayırmaz, oldukları gibi
bırakırdı. Saçını uzattığında, kulaklarının memesini aşardı."
605)
Enes şöyle dedi:
"Rasulullah'm (s.a.v.) saçları
kulaklarının yarışma kadardı."
606)
Hz. Aişe şöyle dedi:
"Rasulullah'm (s.a.v.) saçları
kulak memesinden aşağıdaydı, fakat omuza dökülecek kadar uzun
değildi."
607)
Ummu Hani şunu söyledi:
"Rasulullah Mekke'ye geldiğinde
saçında dört örgü vardı."
608)
Ummu Hani Bint Ebi Talih şöyle demiştir:
"Rasulullah (s.a.v.) Mekke'ye
bizim yanımıza saçlarında dört örgü olduğu halde geldi."
Başka bir rivayette şöyledir:
O'nu, saçlarında .dört örgü olduğu halde gördüm.
609)
Hz. Aişe şöyle demiştir:
"Peygamber (s.a.v.) tarakla
saçlarını taradığında sanki kumlan kazırcasma tarardı."
610)
îbn Abbas şunu söylemiştir:
"Rasuhıllah (s.a.v.) Ehl-i kitap
gibi saçlarım alnına sarkıtıyordu, daha sonra Araplar gibi
ayırdı."
611)
Enes şunu söyledi:
"Peygamber (s.a.v.) bir süre,
saçlarını alnına sarkıttı. Daha sonra ayırdı."
Rasulullah’ın Boynu
612)
Ummu Ma'bed Rasulullah'ı tarif ederken şöyle demiştir: "Onun
boynunda uzunluk vardı."
613)
El-Hasen İbn Ali, dayısı Hind'den şunu rivayet etti:
"Rasulullah'm (s.a.v.) boynu uzundu. Gümüş gibi parlaktı."
614)
Osman îbn Abdülmelik: Bana -Sıffîn savaşında Hz. Ali'nin
arkadaşlarından olan- dayım, Ali'nin şöyle dediğini haber verdi:
"Rasulullah'm (s.a.v.) boynu gümüş
gibi parlaktı."
Rasulullah'ın Omuzlarının Genişliği
615)
El-Bera İbn Azib şunu söyledi: "Rasulullah'm (s.a.v.) omuzları
genişti."
Rasulullah'ın Kürek Kemikleri Arasının Enli Olduğu
616)
Hz. Ali (r.a.) şöyle demiştir:
"Rasulullah'm (s.a.v.) kürek
kemiklerinin arası enliydi."
Rasulullah'ın Göğsü
617)
El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini anlattı:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) göğsü
enli, göğsü ve karnı bir seviyedeydi, çıkık değildi."
Rasulullah'ın Karnı
618)
Ummu Ma'bed, Rasulullah'ı tarif ederken şöyle demiştir: "Onda
karın büyüklüğü ve sarkıklığı yoktu."
619)
Ummu Hani şöyle dedi:
"Rasulullah'm (s.a.v.) karnını
görür görmez, (yazı yazmak için kullanılan) kırışık derileri
hatırladım."
620)
Muharriş el-Ka'bi şunu söyledi:
"Rasulullah (s.a.v.) bir gece
Ci'rane'den umreye gitti. Sırtına baktım. Sanki bir gümüş
külçesiydi."
Rasulullahın Göbeği
621)
Hz. Ali şöyle demiştir:
"Rasulullah'm vücudu (belirli
yerler dışında) kılsızdı. Göğsünden göbeğine kadar bir çizgi
halinde uzanan ince kıllar vardı."
622)
El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini anlattı:
"Rasulullah (s.a.v.) soyunduğu
zaman vücudundan nur saçılırdı. Göğsünden göbeğine kadar bir
çizgi halinde uzanan ince kıllar vardı. Pazıları, omuzları ve
göğsünün üst kısımları biraz kıllıydı."
Rasulullah'ın Parmakları
623)
Hz. Ali şunu anlattı:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) avuç ve
ayaklan dolgundu, parmaklan uzundu."
Rasulullah'ın Elleri
624)
Hz. Ali şunu söylemiştir:
"Rasulullah'm (s.a.v.) elleri
iriydi."
625-
El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini rivayet etti:
"Rasulullah'ın (s.a.v.)
avuçlarının içi genişti."
626)
Enes şöyle demiştir:
"Ben, Rasulullah'ın (s.a.v.)
avucunun yumuşaklığını atlasta ve i-pekte görmedim."
627)
Mariye şunu söyledi:
"Peygamber'e (s.a.v.) beyat
ettiğimde, o güne kadar onun elinden daha yumuşak bir ele
dokunmamış tim."
628)
Avn Ibn Ebi Cuhayfe'nin babası şunu anlattı:
"Rasulullah Abtah'a çıktı. Bir
asayı dikip onun gerisinde namaz kıldı. Ashabı, elini tuttuktan
sonra yüzlerinde gezdirmeğe başladılar. Ben de geldim. Elini
tuttum, yüzümde gezdirdim. Elinin kardan daha soğuk ve miskten
daha hoş kokulu olduğunu hissettim."
Rasulullah'ın Bilekleri
629)
Hind şöyle demiştir:
"Rasulullah'm (s.a.v.) bilekleri
uzun, mafsalları kalındı."
630)
et-Teveme'nin mevlâsı (azatlı kölesi) salih şöyle dedi: Ebu
Hureyre, Rasuhıllah'ı (s.a.v.) tarif ederken şöyle dedi:
"Rasulullah'm (s.a.v.) pazıları enliydi."
Rasülullah'ın Bacakları
631)
Cabir İbn Semura şöyle demiştir: "Rasulullah'ın (s.a.v.)
bacakları inceydi.'
632)
Abdurrahman îbn Malik İbn Cüşem'in babası, kardeşi Sura-ka'mn
kendisine şunu haber verdiğini söyledi:
"Devesinin üzerindeyken
Rasulullah'a (s.a.v.) yaklaştım. Üzengisinin içindeki
bacaklarını sanki hurma ağacının göbeğindeki beyazlık gibi
gördüm."
633)
Edebiyatçılardan biri şu şiiri söyledi:
"Ya Rabbi! En büyük makamın
yakınından yürüttüğün ayak hatırına, risalette (peygamberlikte)
yaratıkların omuzunu ona merdiven yaptığın ayak hürmetine lütuf
olsun diye ayağımı Sırat'ta sabit kıl. Benim için kurtarıcı ol.
O ikisini ilerisi için hazırlık
malzemesi yap. Onlar kime ait o-lursa, azaptan emin olur ve
Cehennem'den korkmaz."
Rasulullah'ın Topuğu
634)
Cabir İbn Semura şöyle dedi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) topuğu az
etliydi."
Rasulullah'ın Ayakları
635)
el-Hasen, dayısı Hind'den şunu anlattı:
"Rasulullah'ın (s.a.v.)
ayaklarının altı düz değil, çukurdu. Ayakları hafif etliydi.
Ayaklarının üzerine su döküldüğü zaman etrafa yayılırdı."
636)
Osman îbn Abdilmelik şöyle dedi: Hz. Ali'nin arkadaşlarından
olan dayım, bana, Hz. Ali'nin şöyle dediğini anlattı:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) el ve
ayakları dolgundu (kalındı)."
Rasulullah'ın Mafsalları İriydi
637)
Hz. Ali: "Rasulullah'ın(s.a.v.)mafsalları iriydi" demiştir.
638)
îbrahim îbn Muhammed, Hz. Ali'nin oğlunun şöyle dediğini
nakletti:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) mafsalları
iriydi."
Rasulullah'ın Bütün Organları Düzgündü
639)
el-Hasen, dayısı Hind'in şu sözünü rivayet etti:
"Rasulullah'm (s.a.v.), bütün
organları düzgündü. O, ne şişman ne de zayıftı."
Rasulullah'ın Boyu
640)
Rabia, Enes tbn Malik'i, Rasulullah'ı şöyle tarif ederken duydu:
"Rasulullah (s.a.v.) orta
boyluydu. Ne fazla uzundu, ne de kısa."
641)
el-Bera şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.v.) ne kısaydı ne
de uzundu."
642)
el-Bera şunu da söylemiştir: "Rasulullah (s.a.v.) orta boylu
birisiydi."
Yukarıdaki üç hadis Buhari ve
Müslim'in Sahihlerinde mevcuttur.
643)
Âli tbn Ebi Talib'in soyundan İbrahim İbn Muhammed şunu anlattı:
Ali (r.a.) Rasulullah'ı (s.a.v.)
tarif ederken şöyle dedi: "Rasulullah ne çok uzundu ne kısaydı.
O, orta boyluydu."
644)
el-Hasen, dayısı Hind'in şu sözünü nakletti:
"Rasulullah (s.a.v.) normalden
daha uzun, çok uzun olandan kısaydı, yani uzuna yakın orta
boyluydu."
645)
Hz. Aişe şunu anlattı:
"Rasulullah'm (s.a.v.) şöyle bir
özelliği vardı: Yanma uzun boylu kimse gelse, kendisi ondan daha
uzun görünürdü. Çok defa, iki uzun boylu kimseyle birlikte
yürüdüğünde onlardan daha uzun görünürdü.
Onlardan ayrılınca, kendisi orta
boylu haline döner, o iki kişi de uzun boylu hallerine
dönerlerdi."
Rasulullah'ın Cildinin Yumuşaklığı
646)
Enes Ibn Malik şunu söyledi:
"Rasulullah (s.a.v.), insanların
eli en yumuşak olanıydı. O'nun e-linden daha yumuşak ne yün ne
de ipeğe dokundum."
647)
Osman Ibn Abdilmelik şöyle dedi:
Sıffîn'de Ali tbn Ebi TalİDİn
arkadaşlarından olan dayım bana Hz. Ali'nin:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) derisinin
yumuşak olduğunu" anlattı.
Rasulullah'ın Rengi
648)
Enes Ibn Malik şunu söyledi:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) rengi
parlaktı. O, ne esmerdi, ne de çok beyazdı."
649)
Ebu Hureyre şöyle söyledi:
"Rasulullah (s.a.v.) beyazdı.
Sanki gümüşten dökülmüştü."
650)
Hz. Ali şunu söyledi:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) rengi,
kırmızılığı bulunan beyazdı."
651)
Enes: "Rasulullah'ın rengi esmerdi" demiştir.
652)
Enes İbn Malik:
"Rasulullah (s.a.v.), insanların
en güzel renklisiydi" demiştir.
Rasulullah'ın Güzelliği
653)
El-Bera: "Rasulullah'tan daha güzel hiçbir şey görmedim."
654)
Ebu Ishak, el-Bera'ya:
-Rasulullah'm (s.a.v.) yüzü kılıç
gibi miydi? diye sordu. El-Bera: -Hayır, ay gibiydi, dedi.
655)
Ebu Hureyre:
"Ben Rasulullah'tan (s.a.v.)
daha^-güzelini görmedim. Güneşin ı-şığı sanki yüzünden akıyordu"
dedi.
656)
Cabir tbn Semura şunu söyledi:
"Peygamber'i (s.a.v.) kırmızı bir
hülle (elbise) giymiş olarak gördüm. O'na ve aya bakmağa
başladım. O, benim gözlerimde aydan daha güzeldi."
657)
el-Bera:
"Nakışlı kırmızı bir hülle giymiş
olarak, Rasulullah'tan (s.a.v.) daha güzel hiç kimseyi görmedim.
O'nun, omuzlarına yakın saçları vardı" demiştir.
658)
Said el-Cureyrî şöyle dedi:
Ebut-Tufeyl'in: Peygamber'i
(s.a.v.) gördüm. Yeryüzünde benden başka onu gören kimse
kalmadı, dediğini duydum.
-O'nu bana tarif etsene, dedim.
Ebu't-Tufeyl: -Beyaz, güzel ve orta boyluydu, diye cevap verdi.
659)
Ummu Ma'bed, Rasulullah'ı tarif ederken şöyle dedi:
"Uzaktan, insanların en tatlısı ve
en güzeli, yakından da en açığı ve en güzeliydi."
660)
Enes tbn Malik: "Rasulullah (s.a.v.), sanki gümüşten
dökülmüştü" demiştir.
.
661)
Hz. Aişe şöyle dedi: "Rasulullah (s.a.v.), insanların en güzel
yüzlüsü ve rengi en parlak olanıydı."
662)
Hz. Ebu Bekr (r.a.): "Rasulullah'ın (s.a.v.) yüzü ayın halesi
gibiydi" demiştir.
663)
Muhammed Ibn Ammar, er-Rubeyyi' Bint Muavviz'e:
- Bana Rasulullah'ı (s.a.v.) tarif
etsene dedim. er-Rubeyyi':
- Yavrum! O'nu görseydin, güneşi
doğuyor zannederdin, dedi.
664)
Ibn Abbas şöyle dedi;
"Rasulullah'ın (s.a.v.) bir
gölgesi vardı. Güneşe çıktığında, O'nun ışığı güneşin ışığını
bastırırdı. Bir lâmbanın yanmdayken de ışığı, lâmbanın ışığını
bastırırdı."
Rasulullah'ın Teri
665)
Enes İbn Malik şunu anlattı:
Peygamber (s.a.v.), Ummu Suleym'in
evine gelir, o yokken yatağında uyurdu.
Yine bir gün gelerek onun
yatağında uyudu. Hemen Ummu Su-leym'e gidip: îşte Peygamber
(s.a.v.), senin yatağında uyudu, dediler. Ummu Suleym geldi.
Peygamber (s.a.v.) terlemiş, teri yatağın üzerindeki bir deri
parçasına toplanmıştı. Hemen çantasını açarak bu teri
kurulamağa ve onu şişesine sıkmağa başladı. Bu arada Rasulullah
(s.a.v.) uyanıp:
- "Ne yapıyorsun?" dedi. Ummu
Suleym:
- Çocuklarımız için bunun
bereketini umuyoruz, dedi. Rasulullah (s.a.v.):
- "İsabet ettin, dedi."
666)
Enes (r.a.): "Rasulullah (s.a.v.) parlak beyaz renkliydi. Teri
sanki inci gibiydi" demiştir.
667)
Hz. Aişe şöyle demiştir:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) yüzündeki
ter, yaş, inci gibiydi. En keskin miskten daha güzel kokardı."
668)
Hz. Ali şöyle demiştir: "Peygamber'in (s.a.v.) teri, sanki inci,
terinin kokusu da misk gibiydi."
669)
Habib Ibn Ebi Harde şunu rivayet etti: Ben-i Kureyş'ten bir zat
bana şöyle anlattı:
"Rasulullah (s.a.v.) Mâiz Ibn
Malik'i recmettiğinde (taşladığında) ben babamın yanındaydım.
Taşlar ona isabet edince ben korktum. Bunun üzerine Rasulullah
(s.a.v.) beni kucağına aldı. Koltuğunun altından misk kokusuna
benzer bir ter akmıştı."
670)
Ebu Hureyre şunu anlattı: Bir adam:
-Ya Rasulellah! Ben kızımı
evlendirdim. Bana yardım etmeni istiyorum, dedi. Rasulullah
(s.a.v.):
- "Şimdi yanımda hiçbir şey yok.
Fakat yarın benimle görüş, yanında geniş ağızlı bir şişe ve bir
ağaç çubuk getir" dedi.
Adam geldi. Kollarından teri
sıyırmaya başladı. Şişeyi doldurduktan sonra:
- "Bunu al. Ailene söyle, koku
sürünmek istediğinde bu çubuğu şişenin içine sokup sürünsün"
dedi.
Hanımı ondan süründüğünde Medine
halkı da güzel bir koku duyardı. Böylece onlar Mutayyebun
(kokulananlar) diye adlandırıldılar.
Peygamberlik Mührü
671)
(el-Ca'd Ibn) Abdirrahman şunu anlattı: es-Saib Ibn Yezid'i
şöyle derken duydum: Teyzem beni Rasulullah'a (s.a.v.) götürdü
ve:
-Ya Rasulellah! Kızkardeşimin oğlu
rahatsız, dedi. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) başımı
sıvazladı. Bana, bereket duasında bulundu. Sonra abdest aldı.
Ben onun abdest suyundan içtim. Sonra arkasında ayakta durdum.
îki omzunun arasındaki çadır düğmesine benzeyen mührü gördüm.
672)
Cabir îbn Semura şunu söyledi:
"Ben, Rasulullah'ın (s.a. v.)
kürek kemikleri arasındaki mührü, deve kuşu yumurtasına benzeyen
kırmızı bir ben olarak gördüm."
673)
Amr Ibn Ahtab şunu anlattı: Rasulullah (s.a.v.) bana: - "Ebu
Zeyd! Yaklaş bana! Sırtıma elini sür" dedi.
Ben de sırtına elimi sürdüm.
Parmaklarım mühre dokundu. -Peki mühür nasıldır? dedim. (Bunu
ravi sormaktadır.) -Biraraya gelmiş kıllardı, dedi."
674)
Ebu Nadre şöyle dedi:
Ebu Said el-Hudrî'ye Rasulullah'm
(s.a.v.) mührünü yani Peygamberlik mührünü sordum. O da şu
cevabı verdi:
-Sırtında, çıkıntı halinde bir et
parçası vardı.
675)
Abdullah îbn Sercis şöyle anlattı:
"Ashabından bazılarının
arasındayken Rasulullah'ın (s.a.v.) yanına geldim. Arkasından
dolaştım. Maksadımı anladı. Sırtından ridayı attı. Kürek
kemiğinin üzerinde yumruk gibi, mührün yerini gördüm. Etrafında
siğillere benzeyen benler vardı."
676)
Abdullah îbn Sercis şöyle dedi:
Rasulullah'a (s.a.v.) geldim.
Onunla ekmek ve et yedim. (Veya tirit dedi).
Sonra dolaşıp arkasına geçtim.
Omuzlarının arasındaki peygamberlik mührüne baktım. O, sol
kürek kemiğinin başında, üzerinde benler bulunan yumruk gibiydi.
677)
Ebu Muaviye îbn Kurre şunu anlattı:
Rasulullah'a (s.a.v.) gelip ondan,
bana dua etsin diye, elimi gömleğinin yakasına sokmak için izin
istedim. Ona dokunmam benim için dua etmesine engel olmadı.
Onun kürek kemiğinin başında et
çıkıntısı gibi birşey buldum.
--------------------------------------------------------------------------------
[1] İmam Ahmed, Müsned, 1/116; Ibn EbiŞeybe, Musannef,XI/514;
Tirmizî, Şemail, no: 6 (Elbanî: "İsnadı çok zayıftır"
demiştir.); İbn Kesir, el-Bİdaye ve'n-Nihaye, Vİ/37.
[2] Beyhakî, Deiâilu'n-Nubuvve, 1/216.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 335.
[3] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/20; Zebîdî, IthafıTs-Sadetil-Muttakîn,
Vll/ 150, 156; Tirmizî, Şemail, no: 6 (Elbani zayıf olduğunu
söylemiştir).
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 335.
[4] Beyhakî, Delâilu'n-Nubuvve, i/214, 125; Tirmizî, Şemail, no:
6.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 336.
[5] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/33; Benzeri,
Beyhakî'nin farklı bir rivayetiyle, Deİâilu'n-Nubuvve, 1/215.
[6] İmam Ahmed, Musned, V/86, 97; Hakim, Müstedrek, H/602, 606;
Beyhakî, Delâüu'n-Nubuvve, 1/211; Taberanî, Mu'cemu'l-Kebir,
U/243; Tarihu'l-Hatib, V/347; Tirmizî, Sünen, 3646,3647; İbn
Kesir, ei-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/20; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail,
97 (Cabir İbn Semura'dan şu lafızla: "Peygamber (s.a.v.) geniş
ağızlı, gözünün beyazı kırmızılı, topuğu az etliydi.")
[7] Tirmizî, Sünen, kitabu'l-rnenakıb, fi sıfati'n-nebiyy, 3645;
imam Ahmed, Musned, V/97, 105; Beyhakî, Delâüu'n-Nubuvve, 1/212.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 336.
[8] Ibn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/20, 21; Zebİdî,
İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, VII/155 (Zebidî, bunu uzun bir
hadisle Delaılu'n-Nubuvve'sİnde Ebu Nuaym'a nisbet etmiştir.
Senedinde Sabih ibn Abdillah el-Ferğanî vardır. Bu, Beyhakî'nin
Delailu'n-Nubuvve'sinde (I/ 215) rivayet ettiği bir hadisin
parçasıdır).
[9] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/37; Zebidî, Ithafu's-Sadeti'l-Muttakîn,
Vü/ 150 (Zebidî şöyle demiştir: Tirmizî, Şemail; Beyhakî,
Delailu'n-Nubuvve'de Taberani, Hind ibn Ebi Hale'nin hadisinden
uzun olarak rivayet etmişlerdir.); Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve,
I/286 (Hind İbn Ebİ Hale'nin hadisinden uzun olarak).
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 337.
[10] Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 27, no: 97; İmam Ahmed,
Musned, V/103; Tirmizî, Sünen, 3647; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve,
1/210, 254; Bağavî, Şerhu's-Sunne, Xlll/ 222.
[11] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/37.
[12] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/215; Tirmizî, Şemail, 14;
Bağavî, Şerhu's-Sunne, XIII/223; Tebrizî, Mişkatü'l-Mesabih;
el-Hindî, Kenzu'l-Ummal, 17819; Heysemi, Mecmau'z-Zevaid, VIII/279
(Heysemî, bunu Taberani'ye (Evsafta) nisbet etmiştir ve şöyle
demiştir: Ab-dülaziz İbn Ebu Sabik zayıftır.)
[13] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir parça. Bkz: Beyhakî,
Delailu'n-Nubuvve, I/ 288.
[14] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 337.
[15] Buharî, Sahih, kitabu'l-menakıb, babu sıfati'n-nebiyy
(s.a.v.); Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, 81; Beyhakî,
Delailu'n-Nubuvve, I/254; İmam Ahmed, Musned, 111/107, 200.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 337.
[16] Hind jbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Kaynağı daha
önce belirtilmişti.
[17] Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 29, hadis no: 209;
Tirmizî, Sünen, kitabu'l-menakıb, babu fi hatemi'n-nubuvve,
hadis no: 3644; İmam Ahmed, Musned, H/226, V/90, 95, 98,104,107.
[18] Hakim, Müstedrek, İM/10; Ebu Nuaym, Delailu'n-Nubuvve, s.
283-287; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/276-284; İbn Sa'd,
Tabakat, I/230; îbn Asakir, Tarih, I/326 (Daha önce bundan söz
edildi).
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 338.
[19] Hind ibn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Daha önce
kaynakları geçti. Nesâî, başka bir tarikten benzerini rivayet
etti (Vlll/183); imam Ahmed, Musned, 1/89,101.
[20] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/216 (Nafİ1 İbn Cubeyr'den).
[21] Ummu Ma'bed'in hadisinden bir bölüm. Kaynağı daha önce
belirtildi. Onda "sakalında sıklık vardır" şeklindedir.
[22] Tirmizî, Sünen, 2762; Tefsiru'l-Kurtubi, 11/105; İbn Hacer,
Fethu'l-Barî, X/350; Tebrizî, Mişkatu'l-Mesabih, 4439.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 338.
[23] Bakınız: Sahihu'l-Buhari, kitabu'I-menakıb, babu sıfatı'n-nebiyy
(s.a.v.); Sahih-u Müslim, kitabu'l-fedail, babu sıfatı'n-nebiyy
(s.a.v.); Ebu Davud, Sünen, kitabu'Mİbas, İV/54, 81; Sunenut-Tirmizi,
V/598; Nesâî, VIH/183.
[24] Bundan önceki dipnota bakınız.
[25] Kaynakları aşağıda belirtilen hadisten bir bölüm: Buharî,
Sahih, kitabu'l-menakıb, bab: 23; kitabu'l-libas, bab: 28;
Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 31; Malik, Mu-vatta,
kitabu's-sıfatı'n-nebiyy (s.a.v.), babu ma cae fi sıfatı'n-nebiyy
(s.a.v.); Beyhakî, Delai-Iu'n-Nubuwe, 1/202; 219; Tirmizî,
Sünen, kitabu'l-menakıb, babu fi meb'asi'n-nebiyyi.
[26] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Kaynakları daha
önce geçti.
[27] Buharî, Sahih, kitabu'l-I i bas, bab: 68; Müslim, Sahih,
el-fedail, bab: 26.
[28] Ebu Davud, Sünen, İV/81, 82; Tirmizî, Sünen, kitabu'l-libas,
IV/233 (Tirmizî şöyle demiştir: Bu, bu vecihten, hasen sahih
garip bir hadistir); ibn Mace, Sünen, krtabu'l-libas, babu
ittihazi'i-cumme ve'z-zevaib; Beyhakî, Delaİlu'n-Nubuvve, I/224.
[29] Ebu Davud, Sünen, kitabu't-teraccul, bab: 12, hadis no:
4191; Tirmizî, Sünen, kitabu'l-libas, bab: 39 (Tirmizî şöyle
demiştir: "Bu hasen garib bir hadistir. Muhammed şöyle demiştir:
Mücahidin Ummu Hani'den hadis dinlediğini bilmiyorum.); Beyhakî,
Delailu'n-Nubuvve, 1/224; İbn Mace, Sünen, kitabu'l-libas, bab:
36.
[30] Yukarıdaki dipnota bakınız.
[31] Buharı, Sahih, kitabu'l-libas, babu'l-fark; Müslim, Sahih,
kitabu'l-fedail, bab: 24; Ebu Davud, Sünen, kitabu't-teraccul,
babu ma cae fi'l-fark, İV/82; İbn Mace, Sünen, kitabu'l-libas,
babu ittihazİ'l-cumme, hadis no: 3632; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve,
1/225.
[32] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/224 (Enes'den).
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 339-340.
[33] Daha önce geçen Ummu Ma'bed hadisinden bir bölüm.
[34] Daha önce geçen Hind ibn Ebi Hale hadisinden bir bölüm.
[35] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/241 (Ebu Hureyre'den).
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 340.
[36] Buharî, Sahih, kitabu'l-menakıb, bab: 23; Müslim, Sahih,
kitabu'l-fedail, bab: 25; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/240.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 340.
[37] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/304; Zebîdî, İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn,
VII/157 (Bu, Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölümdür).
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 340.
[38] Hind Ibn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Daha önce
kaynakları geçmişti. Bakınız: İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, VII/151,157.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 341.
[39] Kaynakları daha önce belirtilen Ummu Ma'bed hadisinden bir
bölüm.
[40] Nesaî, Sünen, kitabu'l-hac, bab: 104; İmam Ahmed, Musned,
İli/426, İV/69, V/ 380; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/207.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 341.
[41] Kaynakları daha önce geçti.
[42] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Daha önce
kaynakları geçti.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 341.
[43] Sahihu'l-Buhari, V/208; imam Ahmed, Musned, I/96; İbn Sa'd,
Tabakat, 1/124; el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/2; Tarihu İbn Asakir,
I/320.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 341.
[44] Yukarıdaki dipnota bakınız.
[45] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Kaynakları daha
önce belirtildi.
[46] Bakınız: Sahihu'l-Buhari, kitabu'l-menakıb, bab: 23,
sıfatu'n-nebiyy, hadis: 3566; Sahihu Müslim, kitabu'l-fedail,
hadis: 81; İmam Ahmed, Musned, 111/107, 200; Beyhakî, De-lailu'n-Nubuvve,
I/254.
[47] Yukarıdaki dipnota bakınız.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 342.
[48] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Daha önce
kaynakları geçti.
[49] İmam Ahmed, Musned, H/328,448; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve,
I/244.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 342.
[50] Tirmizî, Sünen, kitabu'l-menakıb, bab: fi sıfeti'n-nebiyy,
hadis: 3645 (Tirmizî şöyle demiştir: Bu hadis bu vecihten
hasen-garib-sahihtir).
[51] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/247, 248.
[52] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 342-343.
[53] Müslim, kitabu'l-fedail, hadis: 97; Tirmizî, Sünen,
kitabu'l-menakıb, bab: 12; İmam Ahmed, Musned, V/86, 88, 97,103;
Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/245.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 343.
[54] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Kaynakları daha
önce geçti.
[55] Kaynaklan daha önce geçti. Bakınız: Beyhakî,
Delailu'n-Nubuvve, I/244.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 343.
[56] Yukarıdaki hadisten bir bölüm. Kaynakları daha Önce geçti.
[57] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nİhaye, VI/33.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 343.
[58] Hind İbn Ebi Hale'nin hadisinden bir bölüm. Kaynakları daha
önce geçti.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 344.
[59] Buharı, Sahih, kitabu'l-menakıb, bab: 23; kitabu'l-libas,
bab: 68; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 1; Tirmizî, Sünen,
kitabu'l-menakıb, hadis: 3623 (Tjrmızî: Bu hasen sahih bir
hadistir, demiştir); Malik, Muvatta, kitabu sıfetı'n-nebiyy,
bab: 1; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/201,202,250.
[60] Buharı, Sahih, kitabu'l-menakıb, bab: 23; Müslim, Sahih,
kitabu 1-îedaiI, bab: 25; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/194,
250.
[61] Müslim, Sahih, kıtabu'l-fedail, bab: 25, hadis no: 91;
Buharî, Sahih, İV/228; İmam Ahmed, Musned, İV/281; Tirmizî,
Şemail, hadis no: 6; İbn Asakir, Tarih, İ/322.
[62] Müslim, Sahih, kitabu '(-fedai I, bab: 31; Tirmizî, Şemail,
4, 200; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, VII/236.
[63] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/37; Zebîdî,
İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, Vll/ 145.
[64] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/298; Tarihu ibn Asakir,
I/333; Suyutî, Hasaisu'l-Kubra, I/68.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 344-345.
[65] 626 ve 628 nolu metinlerin dipnotlarına bakınız.
[66] Bakınız: Salİhi, Subulu'l-Huda er-Reşad, 11/103.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 345.
[67] Bu haberin kaynakları az Önce geçti.
[68] Tirmizî, Şemail, 12; Zebîdî, İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn,
VII/146,148,149.
[69] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/212, 218; Tarihu Ibn Asakir,
I/323; İbn Sa'd, Taba-kat, 1/126; Ibn Kesir, el-Bidaye
ve'n-Nihaye, VI/21; Zebîdî, İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, Vll/
146.
[70] el-Hindî, Kenzu'l-Ummal, 18552; Tarihu'l-Hatib, V/197;
Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/203. Müslim bunu Humeyd et-Tavîl'e
nisbet etmiştir, (kitabu'l-fedail, 28). Irakî, Şerhu'ş-Şemail'de
(1/16): Bu lafızla Humeyd, Enes'ten yaptığı rivayetle tek
kalmıştır. Başkası bunu ondan "rengi parlak" diye rivayet
etmiştir.
[71] İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, VI/23.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 345.
[72] Buharî, Sahih, kitabul-menakıb, bab: 23; Müslim, Sahih,
kitabu'l-fedail, bab: 25.
[73] Buharî, Sahih, kitabu'l-menakıb, bab: 23; Tirmizî, Sünen,
kitabu'l-menakıb, bab: 8 hadis no: 3636; imam Ahmed, Musned,
İV/281, V/102; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/195.
[74] Tirmizî, Sünen, kitabu'l-edeb, babu ma cae fi'r-ruhsati fi
lubsi'l-humraîi li'r-rical hadis no: 2811; Beyhakî,
Delailu'n-Nubuvve, 1/196.
[75] Buharî, Sahih, kitabu'l-menakıb, bab: 23; Müslim, Sahih,
kitabu'l-fedail, babu sı fetİ'n-nebiyy (s.a.v.); Ebu Davud,
libas, hadis: 4072; Tirmizî, el-istİ'zan, hadis: 3635; Nesâ>
Sünen, kitabu'z-zîne, babu İttihazi'l-cumme (Bera'mn hadisinde).
[76] Ummu Ma'bed'in hadisinden bir bölüm. Kaynakları daha önce
geçmişti.
[77] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/241; Tarihu'l-Hatib, X/298;
Ibn Kesir, el-Biday ve'n-Nihaye, VI/22.
[78] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/300 (bu lafızla): Buharı,
Sahih, İV/27,47, 80, 228; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab:
25, 11; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/250 (Rasulullah (s.a.v.)
İnsanların en güzel yüzlüsü, ifadesiyle).
[79] el-Hindî, Kenzu'l-Ummal, 18526.
[80] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/200; Heysemî,
Mecmau'z-Zevaid, Vlll/280 (Hey-semîonu Mu'cemu'l-Kebir'inde ve
Evsafında Taberani'ye nisbet etmiştir).
[81] Daha önce kaynakları geçti.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 346-347.
[82] Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 22, hadis no: 83; imam
Ahmed, Musned, 111/177, 290; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/257,
258.
[83] Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, 82; Beyhakî,
Delailu'n-Nubuvve, I/255, 256.
[84] Zebîdî, İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, Vll/147 (Zebîdî, bunu,
Ali'nin şu hadisinden Beyhakfye nisbet etmiştir: "Onun terinin
kokusu en keskin miskten daha güzeldi." Senedinde meçhul biri
vardır).
[85] Yukarıdaki dipnota bakınız.
[86] Ibn Asakir, Tarih, 1/319.
[87] Ebu'l-Ferec İbnu'l-Cevzî, kitabu'l-mevzuat, 1/291, 292
(İbnu'l-Cevzî şöyle demiştir: "Bu mev2u (uydurma) bir hadistir.
Hulbus'un uydurduklarındandır. Darekutnî: "O metruktür"
demiştir. Ezdî de: "Zayıf ve bozuktur" demiştir, ibn Hibban:
"Hiçbir durumda o-nunla ihticac olunmaz" demiştir); Suyutî,
el-Leâli'l-Masnu'a, I/274.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 347-348.
[88] Buharî, Sahih, kitabu'l-vudu1, bab: 40, kitabu'l-menakıb,
bab: 22; babu hate-mi'n-nubuvve, kitabu'l-merde, bab: 17;
Daavat, bab: 31; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 30, hadis:
30; Tirmizî, Sünen, kitabu'l-menakıb, bab: 11; Beyhakî,
Delaifu'n-Nubuvve, I/259.
[89] Peygamberlik mührünün deve kuşu yumurtası gibi olduğunu
söyleyen başka birisine rastlamadım. Belki bu bir tashiftir
(kelime hatasıdır). Doğru olan, Müslim'in Sahih'inde olduğu
gibi, güvercin yumurtası şeklinde olduğudur. Müslim, Sahih,
kitabu'l-fedail, bab: 29; Sunenu't-Tirmizî, kitabu'l-menakıb,
bab: fi hatemi'n-nubuvve, hadis: 3644; imam Ahmed, Musned,
H/226; V/90, 95, 98,104, 107; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 1/261,
262.
[90] Hakim, Müstedrek, II/606; İmam Ahmed, Musned, V/341;
Tirmizî, Şemail, 16.
[91] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/265.
[92] Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, bab: 30, hadis no: 112;
İmam Ahmed, Musned, V/82, 83; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/263,
264.
[93] Yukarıdaki dipnota bakınız.
[94] İmam Ahmed, Musned, 111/434; Beyhakî, Delaılu'n-Nubuvve,
1/264.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 348-350.