Kutlu Doğum 2008 - Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v) Hayatı, Peygamberliği Sünnet ve Hadisler

Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v) Kimdir, Hayatı, Peygamberliği, Sosyal Hayatı, Sünnet ve Hadis
kimdir hayati Peygamberliği Sosyal Hayatı Sünnet Hadis

Kutlu Doğum Haftası İçin E-Kart Gönderimi

kimdir hayati Peygamberliği Sosyal Hayatı Sünnet Hadis

 

YİRMİBEŞİNCİ BÖLÜM

RASULULLAHIN EVLİLİĞİ

Rasulullaha Kadınların Sevdirildıgi

Rasulullahın Hanımları Ve Sayıları

Rasulullahın Cariyeleri

Rasulullahın Cinsi Münasebet Gücü

Rasulullahın Cima Esnasında Örtündüğü Ve Gözünü Yumduğu

Rasulullahın Bir Saatte Hanımlarının Hepsini Dolaştığı

Rasulullahev Tek Gusul Abdestiyle Hanımlarını Dolaştığı

Rasulullahın Hanımlarına Hoş Ve Yumuşak Davrandığı

Rasulullah'ın Yaptıkları Hatadan Dolayı Hanımlarına Uğramamak Suretiyle Onlara Ders Vermesi Ve Onlardan Bir Ay Ayrı Kalması

Rasulullahın Çocukları Ve Sayıları

 

 

YİRMİBEŞİNCİ BÖLÜM

 

RASULULLAHIN EVLİLİĞİ

 

Rasulullaha Kadınların Sevdirildıgi

 

1310) Enes şunu anlattı: Rasulullah (s.a.v.) şöyle dedi:

"Bana dünyada, koku ve kadınlar sevdirildi. Gözümün nuru na­mazdadır.[1]

Ibn Akiî şöyle demiştir: Rasulullah (s.a.v.): "Bana dünyadan... sevdirildi" sözünü, mazeret ileri sürmek ve kendini, sırf kendi isteğiyle dünya sevgisine nisbet edilmekten uzak tutmak için söylemiştir.

"Gözümün nuru namazdadır" sözünü de namazla bazı kulluk (iba­det) alametlerinin zuhur etmesinden dolayı söylemiştir. Çünkü, namaz­la diğer ibadetlerde zuhur etmeyen şeyler ortaya çıkar.

Musannif (Ebu'l-Ferec İbnu'l-Cevzi) şöyle demiştir:

Ben bu sözü beğenmiyorum. Çünkü bu sözün ihtiyat ettiği manaya başkası daha uygundur. Çünkü benim bu konudaki görüşüm farklıdır.

Doğrusu, şöyle demlmesidir; Başkası onun durumunu aynen uy-gulasın diye, mümin kişilerin üremesine önem verdiğinden kadınlar ona sevdirilmiştir. Kokuya gelince ba da hakka hizmet ve insanlarla mua­şerette uyulacak adabdandır. Namaz, ise dünyadayken kılındığına göre, dünyaya nisbet edilmiştir.[2]

 

Rasulullahın Hanımları Ve Sayıları

 

1- Rasulullah'm (s.a.v.) ilk eşi Hatice Bint Huveylid'dir.

Onunla nasıl evlendiğini daha önce anlattık. Hadice Rasulullah'a (s.a.v.) Peygamberlik geldikten yedi yıl sonra -on yıl da denilmiştir- beş vakit namaz farz kılınmadan önce vefat etmiştir.

Rasulullah (s.a.v.), Hadice Ölünceye kadar başkasıyla evlenme­miştir. Hadice Rasulullah (s.a.v.) namına harcamada bulunurdu. Pey­gamber (s.a.v.) öldükten sonra da ona ikramda bulunur, arkadaşlarına hediye verirdi. Hadice'nin saçlarını tarayan ve ören Ummu Ezfer Rasu-lullah'm yanma geldiğinde ona ikramda bulunup:

"Bu, Hadice'nin zamanında bize gelirdi. Ahde vefa imandandır" demiştir.[3]

1311) Abdurahman Ibn Zeyd şunu söyledi: Adem (a.s.) Muhammedi hatırlayıp şöyle dedi:

"Deveye binen oğlumun benden üstün olması şöyledir: Onun hanı­mı, dini konusunda ona yardımcı oldu. Benim hanımım da günah işle­mede bana yardımcı oldu."[4]

Musannif (Ebu'l-Ferec Îbnü'l-Cevzi) şöyle der. Adem (a.s.) Hz. Ha-dice'ye işaret etmektedir. Bu hadis, Rasulullah'm diğer peygamberlere üstünlüğü konusunda merfu olarak gelecektir.

2- Şevde Bint Zem'a:

Es-Sekran Ibn Amr'in nikahlısıydı. Müslüman olup Habeşistan'a hicret ettiler. Kocası ölünce onunla Rasulullah (s.a.v.) evlendi ve onu da hicret ettirdi. Şevde yaşlanınca Rasulullah (s.a.v.) ondan boşanmak is­tedi- Şevde, Rasulullah'tan kendisini boşamamasım istedi. Gece (Rasu-lullah'la olan nöbetini) Aişe'ye devretti.

3- Aîşe Bint Ebi Bekr:

Rasulullah (s.a.v.) onunla altı yaşındayken nikahlanmış, dokuz yaşındayken de zifafa girmiştir. Bakire olarak Sadece onunla evlenmiş­tir. Rasulullah'la dokuz yıl birlikte kalmıştır.

4- Hafsa Bint Ömer:

Huneys İbn Huzafe'nin nikahlısıydı. Onunla birlikte Medineye hicret etti. Huneys, Hafsa'yla evliyken öldü. Rasulullah (s.a.v.) onunla evlendi. Daha sonra onu bir talakta boşadı. Cebrail ona gelip, "Allah sana Hafsa'ya dönmeni (geri almanı emrediyor. Çünkü o, çok oruç tutan ve namaz kılan bir kadındır" dedi. Rasulullah (s.a.v.) onu tekrar aldı.

Onu sadece boşamaya niyet ettiği ve bunu yapmadığı da söylen­miştir.

5- Ummu Seleme:

Kendi adı Hind Bint Ebi Umeyye'dir. Babasının adı da Sehl'dir. Ebu Seleme'nin nikahlısıydı. Kocasıyla Habeşistan'a hicret etti. Kocası dördüncü yılda vefat edince, onunla Rasulullah (s.a.v.) evlendi.

6- Ummu Habibe:

Adı, Ramle Bint Ebi Sufyan'dır. Ubeydullah îbn Cahş'm nikahlı­sıydı. Karı koca Habeşistan'a hicret ettiler. Ubeydullah hristiyan oldu. Rasulullah (s.a.v.) Amr îbn Umeyye ed-Damri'yi? Ummu Habibe'yi ken­disiyle nikahlaması için Necaşi'ye gönderdi. Ummu Habibe de Halid îbn Said îbn el-As'ı vekil tayin etti. O da Ummu Habibe'yi Rasulullah'la ni-kaMadı.

7- Zeyneb Bint Cahş:

Zeynep, Zeyd îbn Harise'nin nikahlısıydı. Zeyd, Zeyneb'i boşayınca onunla Rasulullah (s.a.v.) evlendi.

8- Zeynep Bint Huzeyme:

Zeyneb, et Tufeyl Îbnu'l-Haris'in nikâblısıydı. Et-Tufeyl, Zeyneb'i boşayınca onu, kardeşi Abde İbnu'l-Haris aldı. Abde, Zeyneb'le evliyken, Bedir'de şehit edilince, onunla Rasulullah (s.a.v.) evlendi.

9- Cuveyriye Bintu'l-Haris:

Rasulullah (s.a.v.) onu, Beni Mustalik'la yapılan savaşta esir almış ve o, Sabit îbn Kays'ın payına düşmüştü. Rasulullah (s.a.v.) onun fiya­tını yazdırdı. Rasulullah (s.a.v.) bu parayı ödeyip onunla evlendi.

10- Safîyye Bint Huyeyy:

Onun kocası Kinaye Îbnur-Rabî, Hayber savaşında öldürüldü. Ra­sulullah (s.a.v.) Safryeyi esir alıp kendisine ayırdı. Safîye müslüman oldu. Rasulullah da onu azad etti. Onun hürriyete kavuşmasını (azad o-luşunu) menin yaptı.

11- Reyhane Bint Zeyd:

Rasulullah (s.a.v.) onu, Benî Nadir'den esir aldı. Azad edip o-nunla evlendi. Şöyle denilmektedir:

Rasulullah (s.a.v.) onunla, azat etmeksizin cariye olarak münase­bette bulunuyordu.

12- Meymune Bintul-Haris:

Rasulullah (s.a.v.) onunla Serifde evlendi. Allah Teala'nm takdi­riyle o, Rasulullah'm (s.a.v.) kendisiyle zifafa girdiği yerde ölmüştür.

Rasulullah (s.a.v.) başka kadınlarla da evlenmiş, fakat onlarla gerdeğe girmemiştir. El-Kilabiyye bunlardan birisidir. Bazıları ona Fatıma, bazıları Amre, bazıları da El-Aliye demişlerdir.

Yine bunlar arasında; Esma Bint en-Nu'man Katile Bint Kays, Melike Bint Ka'b, Urumu Şerîk, Havle, Şeraf, Leyla Bint el-Hatîm ve el-Gıfariyye vardır.

Bazılarıyla söz kesilmiş ama nikah gerçekleşmemiştir.

Anlattıklarımızda ihtilaf vardır. Bunu "Et-Telkih" kitabında belirt­tim. Rasulullah'a bazı kadınlar teklif edilmiş ama o, kabul etmemiştir.[5]

 

Rasulullahın Cariyeleri

 

Mariye el-Kıbtıyye: Bunu, Mukavkıs göndermiştir.

Reyhane Bint Zeyd: Bunu, eşleri arasında anlattık. Onun, cariye olduğu da söylenmiştir.

Ebu Ubeyde şöyle demiştir:

Rasulullah'm (s.a.v.) dört cariyesi vardı. Mariye, Reyhane, esirler a-rasmdan aldığı güzel bir cariye ve Zeynep Bint Cahş'm verdiği bir cariye.

Ebul-Vefa İbn Akil şöyle demiştir: Rasulullah'm (s.a.v.) hanımla­rının çokluğunu ve ümmetine mubah kılmandan fazla oluşu, onun ken­disi için bir ibadetgah meydana getirmediğine delildir. Eğer (kendisi için yeni) bir ibadetgah isteseydi, kadınlar yerine ibadetle meşgul olurdu.[6]

 

Rasulullahın Cinsi Münasebet Gücü

 

1312) Cabir İbn Abdillah şöyle dedi:

" Rasulullah'a (s.a.v.) küfye verildi."[7].

El-Hasen'e:

-Küfye nedir? dedim. O da:

-Çımadır (cinsi münasebettir) dedi.[8]

 

Rasulullahın Cima Esnasında Örtündüğü Ve Gözünü Yumduğu

 

1313) Aişe'nin azatlı kölesi şöyle dedi: Hz. Aişe şöyle dedi:

"Rasulullah'ın(s.a.v,)avretim(ayıp yerlerini) hiç görmedim."[9]

1314) Enes şöyle dedi:

"Ben Rasulullah'ın (s.a.v.) avretini asla görmedim."

1315) Hz. Aişe şöyle anlattı:

"Rasulullah (s.a.v.), hanımlarından her birine, başının üzerine örtü örterek ve bürünmüş olarak gelirdi. Ne ben Rasulullah'ın avret yerini ne de o benimkini gördü."

1316) Ummu Seleme şöyle dedi:                     '

Rasulullah (s.a.v.) hanımlarından birine geldiğinde gözlerini yu­mar ve başını örterdi. Altında olana şöyle derdi:

"Sakin ve ağır başlı davranman gerekir."[10]

 

Rasulullahın Bir Saatte Hanımlarının Hepsini Dolaştığı

 

1317) Enes şunu anlattı:

"Rasulullah (s.a.v.), bir günde bütün hanımlarını dolanmıştır."[11]

1318) Enes şöyle anlattı:

"Peygamber (s.a.v.) gece ve gündüz bir saat içinde hanımlarım -onbir kadım- dolaşırdı." Enes'e:

-Buna gücü yetiyor muydu? diye sordum. Enes:

-Biz aramızda O'na, otuz erkek gücü verildiğini konuşurduk" dedi.[12]

 

Rasulullahev Tek Gusul Abdestiyle Hanımlarını Dolaştığı

 

1319- Enes şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.), tek gusul abdestiyle hanımlarım dolaşıyordu."[13]

1320- Ebu Rafıi şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.) bir günde bütün hanımlarını dolaştı. Her bi­rinde gusul abdesti alıyordu.

-Ya Rasulallah! Tek gusul abdestiyle halletsen olmaz mıydı? de­nildi. Rasulullah (s.a.v.):

- "Bu, daha temiz, daha iyi ve daha tanir'dir11 cevabını verdi.[14]

 

Rasulullahın Hanımlarına Hoş Ve Yumuşak Davrandığı

 

1321)Hz.Aişe anlattı:

Bir bayram günü bazı habeşliler gelerek mescidde oynamaya baş­ladılar. Peygamber (s.a.v.) beni çağırdı, ben de gelip başımı onun omu-zuna dayadım. Habeşlilerin oyunlarına bakmaya başladım. Sonunda onlara bakmaktan ilk vazgeçen ben oldum." [15].

1322) Hz. Aişe şunu anlattı:

"Rasulullah balı ve helvayı severdi. İkindi namazını kılınca ha­nımlarını dolaşır ve onlara yaklaşırdı.

Bir defasında Hafsa'nm yanma girdi. Orada her zamankinden çok kaldı. Bunun sebebini soruşturdum. Bana şöyle denildi:

-Hafsa'ya akrabasından bir kadın, bir çömlek bal hediye etmişti. O da bu baldan şerbet yapıp Rasulullah'a içirmişti. Ben de kendi kendi-me:Vallahi ona bir hile yapacağız, dedim.

Bunu sevde'ye anlatıp şöyle dedim:

-Senin yanma geldiğinde, sana mutlaka yaklaşacaktır. O zaman ona:

-Ya Rasulallah meğafîr mi[16] yedin? de. O da sana:

-Hayır, der. Bunun üzerine sen de ona:

-Bu koku ne böyle? de, O da sana tabii:

-Hafsa bal şerbeti içirmişti, diyecektir. Sen 'de ona:.

-Öyleyse o balın arısı, onu urfut ağacından toplamış, de. Bana gel­diğinde, ben de böyle söyleyeceğim. Safıyye! Sen de böyle söyle dedim.

Rasulullah (s.a.v.) Sevde'nin yanma girdi.

Şevde olayı şöyle anlatır:

Kendinden başka ilah olmayan Allah'a yemin olsun! Senden kork­tuğum için, az kalsın, Rasulullah daha kapıdayken söze başlayarak bana öğrettiklerini O'na söyleyecektim. Rasulullah (s.a.v.) yaklaşınca:

-Ya Rasulallah! Sen meğafîr mi yedin? dedim. Rasulullah (s.a.v.):

- "Hayır" dedi. Ben de:

- Peki bu koku ne ya? dedim. Rasulullah (s.a.v.):

- "Hafsa bana bal şerbeti içirdi" dedi. Ben:

- Onun arıları urfut ağacından toplanmış dedim.

Rasulullah (s.a.v.) benim yanıma girdiğinde, ben de böyle söyle­dim. Sonra Safîyye'nin yanına girdi. Aynı şeyi ona Safıyye de söyledi.

Rasulullah (s.a.v.) Hafsa'nm yanma girince:

-Ya Rasulallah! Sana o şerbetten ikram edeyim mi? dedi. Rasulul­lah (s.a.v.)

- "Ona ihtiyacım yok" dedi. Şevde'nm azatlı cariyesi:

-Vallahi, Rasulullah'ı (s.a.v.) bal şerbetinden mahrum ettik, dedi. Ben de ona:

-Sen sus dedim.[17]

1323) Hz. Aişe şunu anlattı:

Rasulullah'la benim aramda bir konuşma geçmişti. O:

-  "Aramızda kimin hakem olmasına razı olursun? Ebu Ubeyde Îbnu'l-Cerrah'a razı olur musun?" dedi. Ben:

-Hayır. O ne senin lehine ne de benim aleyhimde hüküm verebile­cek birisidir" dedim. Rasulullah (s.a.v.):

- "Ömer'e razı olur musun?" dedi. Ben:

-Hayır ben Ömer'den korkarım, dedim. Rasulullah (s.a.v.): -Şeytan, ondan korkar. Ebu Bekir'e razı olur musun?" dedi. Ben de:

- Evet, dedim.

Rasulullah (s.a.v.) ona gelmesi için haber gönderdi. Ebu Bekir gel­di. Rasulullah (s.a.v.):

- "Bizim aramızda hakemlik yap" dedi. Ebu Bekir:

- Ben mi ya Rasulallah? dedi. Rasulullah:

- "Evet" dedi.

Rasulullah (s.a.v.) konuşunca ben; -Adil ol ya Rasulallah! dedim,

Ebu Bekr elini kaldırıp yüzüme bir tokat vurdu, hemen burnum­dan kan boşandı. Ebu Bekr şöyle konuştu:

„ -Babasız kalasıca! Rasulullah (s.a.v.) adil olmazsa kim adil olur? Rasulullah (s.a.v,) da:

-"Böyle olmasını istememiştik" dedi. Kalkıp eliyle, yüzümden ve elbisemden kanı sildi.

1324) Hz. Aişe şöyle dedi:

Rasulullah (s.a.v.) ben öfkelendiğim zaman elini omzuma koya­rak:

"Allah'ım! Onun günahlarını bağışla! Kalbinin kinini gider ve onu fitnelerden koru" derdi. [18]

 

Rasulullah'ın Yaptıkları Hatadan Dolayı Hanımlarına Uğramamak Suretiyle Onlara Ders Vermesi Ve Onlardan Bir Ay Ayrı Kalması

                                                                                   

Bunun hakkında üç görüş vardır:

1- Hanımlarının Rasulullah'tan (s.a.v.) elinde olmayan bazı har­camalarda bulunmasını istemeleridir.

2- Rasulullah'm (s.a.v.) Hafsa'nm evinde Mariye'yle yalnız kalma­sı, Hafsabunu Öğrenince, Rasulullah (s.a.v.):

- "Bunu benim namıma gizle" dedi. Ama Hafsa Aişe'ye söyledi.

3- Peygamber'e (s.a.v.) bir hediye verildi. O da, Zeyneb'in hissesini kendisine gönderdi. Ama Zeynep kabul etmedi, ona ilâvede bulunup tekrar gönderdi, 2eynep yine kabul etmeyip:

-Sen hediyenin reddedildiği yere göz dikiyorsun dedi. Rasulullah da:

- "Bana karşı nankörlüğünüzü Allah'ın cezalandırması çok kolay­dır. Bir ay sizin yanınıza girmiyeceğim."[19].

1325- Ömer İbnül-Hattab şöyle anlattı:

Bir gün hanımıma kızdım, bir de baktım, bana kafa tutuyor, bana karşı söz söylemesini menettim.

Hanımım:

-Benim sana karşılık vermemi neden menediyorsun? Vallahi, Pey­gamberin hanımları bile ona kafa tutuyorlar da bazen biri bütün gün akşama kadar onu terkediyor.

Bunun üzerine oradan ayrılıp Hafsa'nın yanına gittim ve! -Sen Rasulullah'a kafa mı tutuyorsun?dedim. Hafsa: -Evet diye cevap verdi. Ben:

-Sizden biriniz onu bütün gün akşama kadar terk mi ediyor? de­dim. Hafsa:

-Evet dedi.Ben:

-Sizden bunu yapan kendine yazık etmiştir ve o zarardadır. Biriniz Peygamber'in (s.a.v.) .öfkesinden dolayı Allah'ın kendisine öfkelenmeye­ceğinden emin midir? O halde böyle olan Helak olmuş demektir, dedim.

Daha sonra, ağlarken Hafsa'nın yanına girdim. -Rasulullah (s.a.v.) sizi boşadı mı? dedim. Hafsa:

-Bilmiyorum. O şuradaki meşrebe'de inzivaya çekilmiş bulunmak­tadır, dedi. O (Rasulullah) hanımlarına çok kırıldığı için, bir ay yanları­na girmemeğe yemin etmişti. [20]

1326- Cabir şöyle anlattı:

Ebu Bekr, Rasulullah'ın yanına girmek için izin istemeye geldi. Fakat birçok kişi kapıda oturuyorlardı. Onlara izin verilmemişti. Ebu Bekr ile Ömer'in girmelerine izin verildi. Onlar içeriye girdiler. Pey­gamber (s.a.v.) etrafında hanımları, kendisi de suskun bir halde oturu­yordu.

Ömer kendi kendine: Rasululîah'a (s.a.v.) birşey söyleyeyim, belki güler, dedi. Sonra:

-Ya Rasulallah! Zeyd'in kızını bir görseydin. (Ömer kendi hanımım kastediyordu). Benden nafaka istedi. Ben de kalktım onun boğazını sık­tım dedi.

Rasulullah (s.a.v.) dişleri görününceye kadar güldü ve: -"Bunlar da, etrafımda gördüğün gibi nafaka istiyorlar" dedi.

Ebu Bekir, dövmek için kalkıp Aişe'nin yanına gitti. Ömer de kal­kıp Hafsa'nın yanma gitti. Her ikisi de:

-Siz Rasulullah'tan (s.a.v.) kendisinde bulunmayan bir şeyi isti­yorsunuz ha! dediler.

Rasulullah (s.a.v.) o ikisini dövmekten men etli. Hanımları:

-Vallahi! Buradan kalktıktan sonra, artık onda olmayan birşeyi istemeyeceğiz, dedi.

Allah Teala, tahyir (seçimi yapma) ayetim indirdi. Rasulullah (s.a.v.) bu ayeti açıklamağa Aişeden başladı ve:

- "Ben sana birşey anlatacağım. Ama, ebeveynine danışmadan he­men cevap vermeni istemiyorum dedi. Aişe;

-Nedir o? dedi. Rasulullah (s.a.v.):

- "Ey Peygamber! Hanımlarına söyle..." ayetini okudu.[21] Aişe:

-Senin hakkında ana ve babama mı danışacağını. Ben, Allah'ı ve onun Rasulünü tercih ediyorum. Ayrıca senden, seni tercih ettiğimi ha­nımlarından hiçbirine söylememeni istiyorum, dedi. Rasulullah:

- "Allah beni güçlük çıkarıcı olarak göndermedi. Ancak beni, öğre­tici ve kolaylaştırıcı olarak gönderdi. Onlardan, sorana mutlak haber vereceğim" dedi.[22]

 

Rasulullahın Çocukları Ve Sayıları

 

1327) îbn Abbas şöyle anlattı:

Rasulullah'm (s.a.v.), Peygamber olmadan önce Mekke'de doğan ilk çocuğu; El-Kasım'dır. Rasulullah (s.a.v.) onunla künyelenmiştir. Daha sonra, Zeyneb, Rukayye, Fatıma ve Ummu Kulsum doğmuştur.

îslâmi devirde, Abdullah doğmuştur. Ona et-Tayyib ve et-Tahir de denilmiştir.

Bu çocukların hepsinin annesi Hatice Bint Huveylid'dir.

Çocuklarından ilk Ölen, El-Kasun'dır. Daha sonra, Abdullah öldü, El-As îbn Vail şöyle demişti:

' Onun nesli kesildi O ebterdir (sonu kesik). Bunun üzerine Allat Teala "Asıl sonu kesik olan seni kötüleyendir" ayetini indirdi. [23]

1328) Cubeyr îbn Mut'im'in babası şöyle dedi: El-Kasım iki yaşındayken öldü.

Muhammed îbn Umer şöyle anlattı:

Safîyye Bint Abdülmüttalib'in azatlı cariyesi Suleyma, Haticenin çocuklarına ebelik yapardı. O, erkek çocuk namına iki koyun, kız çocuk namına da bir koyun akika kurbanı keserdi. Hatice'nin iki çocuğu ara­sında bir yıl vardı. Çocuklar için süt anne tutar daha doğum yapmadan buna hazırlık yapılırdı.

Ebu Bekir El-Berki şöyle demiştir:

Et-Tayyib ile el-Mutayyeb, bir batında (ikiz olarak) doğmuşlardır. Et-Tahir'le el-Muttahher de bir batında doğmuşlardır. Doğrusu, bu la­kapların Abdullah'a ait olduğudur. Çünkü o, İslâm geldikten sonra doğ­muştur.

İbrahim ise, Mariye'dendir. O, onaltı ay yaşamıştır. On sekiz ay yaşadı diyenler de vardır.

Zeyneb, Rasulullah'm en büyük çocuğudur. Hicretin sekizinci yı­lında vefat etmiştir.

Rukayye'yle Osman (İbn Affan) evlendi. Hicretin on yedinci ayının başında vefat etti. Osman, Rukayye'den sonra Ummu Kulsum'la evlendi. Ummu Kulsum, hicretin dokuzuncu yılında vefat etti.

Fatıma, Peygamberlik gelmeden beş yıl önce doğdu. Doğrusu, onun, Rasulullah'm kızlarının en küçüğü olduğudur. Ez-Zube>r îbn Bekkar, Rasulullah'm kızlarının en küçüğünün Rukayye olduğunu, söylemiştir.[24]

 



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Daha önce kaynakları geçti.

[2] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 525.

[3] Kaynakları daha önce geçti.

[4] Kaynaklan daha önce geçti.

[5] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 526-528.

[6] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 528.

[7] Mecmau'z-Zevaid'de (İV/293) şöyle demiştir: "Ravİlerı Abdusselam İbn Asım er-Razİ hariç sahih'in ravilerıdır. Abdusseiam da sikadır."

[8] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 528.

[9] Taberani bunu Aışe'den rivayet etti. Ustad Abdulkadır Ata şöyle dedi: "Hafız İbn Hacer, onun senedindeki ravilerden birinin biyografisini anlatıldığında bir hadis ibîal etti. O biyografisi anlatılan kişi, Bereke İbn Muhammed ei-Halebı'dır. Bu hadisi ıbtal etmesinin sebe­bi; Bereketin kezzab (yalancı) ve veoda (uydurmacı) olmasıdır. Onun bazı isnatlarında, Ebu Salih Bazam vardır ki, o zayıftır. Yine Muhammed İbnu'l-Kasım el-Esedi vardır ki, o yalancı­dır. Bu hadise hamledilen başka bir hadis-vardır. "Ne ben ondan (bırşey) gördüm, ne de o benden birşey gördü." Bunu Aişe rivayet etmiştir (Haza helal ve haza haram, S. 238, 239.)

[10] Ibn Sa'd, Tabakatu'l-Kubra, I/58; Tarıhu'i-Hatib, V/162; Zebîdî, İthafu's-Sadeti'i-Muttakîn, Heysemi, Mecmau'z-Zevaid, İV/295 (Heysemî bunu, Taberani'ye nisbet etmiş vs şöyle elemiştir: "Bunun senedinde Marif Ebu'i-Hatîab vardır ve o zayıftır.")

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 528-529.

[11] Buharı, nikah, bab: 102; Ebu Davud, tahare, bab: 84, 85; Nesei, Sünen, kita-buVahare, bab: 169; îbn Mace, tahare, bab: 102; Darımî, vuzu, bab. 71; imam Ahmed, Musned, VI/8, 9,391.

[12] Buharı, Sahih, I/76; Ahmed, Musned, 111/291; İbn Sa'd, Tabakatu'l-Kubra, U/30; Ebu'ş-Şeyh, Ahlaku'n-Nebi, 231,232; Bağavî, Şerhu's-Sunne, U/37.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 529.

[13] 1185 nolu dipnota bakınız.

[14] Ebu Davud, Sünen, kitabu'l-îahare, bab: 86; Ahmed, Musned, VI/8; Beyhakî, Sünenü'l-Kübra, 1/204, VII/192; Taberani, Mu'cemu'l-Kebir, I/307. Bakınız: Fethu'l-Bari, I/ 376.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 529-530.

[15] Müslim, Sahih, kitabu'l-îdeyn, hadis: 20.

[16] Meğarip: Pis bir kokusu olan, urfud denilen ağacın zamkı.

[17] Buharı Sahih, VII/140; IX/33; Ebu Davucl, Sünen, kİtabu'l-eşribe, bab:11; Tir-mizî, Sünen, no: 1831 ;İbnMace, Sünen, no: 3323; Darimî, N/157; İbn Ebi Şeybe, Musannef, İI/.157; İbn Sa'd, Tabakatü'l-Kübra, VIII/59; Tirmizî, Şemail, 85; Tarihu'l-Hatıb, VII/432; Ba-ğavî, Şerhu's-Sunne, Xl/108.

[18] İbnu's-Sınm Amelu'l-yevmı ve'l-leyle'de şöyledir "Aışe, kızdığı zaman, Rasu­lullah (s.a.v.) burnundan tutar' Aışecık' Şöyle de. Allah'ım' Peygamber Muhammed'ın Rabbi' Benim günahımı bağışla, kalbimin kınını gider ve beni fitnelerin saptırıcı olanlarından koru" derdi.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 530-532.

[19] Ebu Nuaym, Hılyetu'l-Evliya, IX/4O, İbn Sa'd, Tabakatul-Kubra, Vlll/137.

[20] Buharî, Sahih, kitabu'n-nikah, bab: 83; Müslim, talak, hadis: 34; Tirmizî, Sü­nen, kitabu't-tefsir, sure: 66.

[21] Ahzab Suresi, 28-29.

[22] Müslim, Sahih, krtabu'Malak, 29; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, Vll/38; Suyutî Camıu'l-Kebır, 4972; Durru'l-Mensur, V/194.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 532-534.

[23] Kevser Suresi,3.

[24] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 534-535.
 

 Ana Sayfa | Destek | İletişim
Copyright © KutluDogum.Org
Design&Code İBG
Siteyi En İdeal Internet Explorer 7 & Firefox ile 1024*768 Formatında Görüntüleyebilirsiniz.