YİRMİBEŞİNCİ BÖLÜM
RASULULLAHIN EVLİLİĞİ
Rasulullaha Kadınların
Sevdirildıgi
Rasulullahın Hanımları Ve
Sayıları
Rasulullahın Cariyeleri
Rasulullahın Cinsi
Münasebet Gücü
Rasulullahın Cima
Esnasında Örtündüğü Ve Gözünü Yumduğu
Rasulullahın Bir Saatte
Hanımlarının Hepsini Dolaştığı
Rasulullahev Tek Gusul
Abdestiyle Hanımlarını Dolaştığı
Rasulullahın Hanımlarına
Hoş Ve Yumuşak Davrandığı
Rasulullah'ın Yaptıkları
Hatadan Dolayı Hanımlarına Uğramamak Suretiyle Onlara Ders
Vermesi Ve Onlardan Bir Ay Ayrı Kalması
Rasulullahın Çocukları Ve
Sayıları
YİRMİBEŞİNCİ BÖLÜM
RASULULLAHIN EVLİLİĞİ
Rasulullaha Kadınların Sevdirildıgi
1310)
Enes şunu anlattı: Rasulullah (s.a.v.) şöyle dedi:
"Bana dünyada, koku ve kadınlar
sevdirildi. Gözümün nuru namazdadır.
Ibn Akiî şöyle demiştir:
Rasulullah (s.a.v.): "Bana dünyadan... sevdirildi" sözünü,
mazeret ileri sürmek ve kendini, sırf kendi isteğiyle dünya
sevgisine nisbet edilmekten uzak tutmak için söylemiştir.
"Gözümün nuru namazdadır" sözünü
de namazla bazı kulluk (ibadet) alametlerinin zuhur etmesinden
dolayı söylemiştir. Çünkü, namazla diğer ibadetlerde zuhur
etmeyen şeyler ortaya çıkar.
Musannif (Ebu'l-Ferec
İbnu'l-Cevzi) şöyle demiştir:
Ben bu sözü beğenmiyorum. Çünkü bu
sözün ihtiyat ettiği manaya başkası daha uygundur. Çünkü benim
bu konudaki görüşüm farklıdır.
Doğrusu, şöyle demlmesidir;
Başkası onun durumunu aynen uy-gulasın diye, mümin kişilerin
üremesine önem verdiğinden kadınlar ona sevdirilmiştir. Kokuya
gelince ba da hakka hizmet ve insanlarla muaşerette uyulacak
adabdandır. Namaz, ise dünyadayken kılındığına göre, dünyaya
nisbet edilmiştir.
Rasulullahın Hanımları Ve Sayıları
1-
Rasulullah'm (s.a.v.) ilk eşi
Hatice Bint Huveylid'dir.
Onunla nasıl evlendiğini daha önce
anlattık. Hadice Rasulullah'a (s.a.v.) Peygamberlik geldikten
yedi yıl sonra -on yıl da denilmiştir- beş vakit namaz farz
kılınmadan önce vefat etmiştir.
Rasulullah (s.a.v.), Hadice
Ölünceye kadar başkasıyla evlenmemiştir. Hadice Rasulullah
(s.a.v.) namına harcamada bulunurdu. Peygamber (s.a.v.)
öldükten sonra da ona ikramda bulunur, arkadaşlarına hediye
verirdi. Hadice'nin saçlarını tarayan ve ören Ummu Ezfer
Rasu-lullah'm yanma geldiğinde ona ikramda bulunup:
"Bu, Hadice'nin zamanında bize
gelirdi. Ahde vefa imandandır" demiştir.
1311)
Abdurahman Ibn Zeyd şunu söyledi: Adem (a.s.) Muhammedi
hatırlayıp şöyle dedi:
"Deveye binen oğlumun benden üstün
olması şöyledir: Onun hanımı, dini konusunda ona yardımcı oldu.
Benim hanımım da günah işlemede bana yardımcı oldu."
Musannif (Ebu'l-Ferec
Îbnü'l-Cevzi) şöyle der. Adem (a.s.) Hz. Ha-dice'ye işaret
etmektedir. Bu hadis, Rasulullah'm diğer peygamberlere üstünlüğü
konusunda merfu olarak gelecektir.
2-
Şevde Bint Zem'a:
Es-Sekran Ibn Amr'in nikahlısıydı.
Müslüman olup Habeşistan'a hicret ettiler. Kocası ölünce onunla
Rasulullah (s.a.v.) evlendi ve onu da hicret ettirdi. Şevde
yaşlanınca Rasulullah (s.a.v.) ondan boşanmak istedi- Şevde,
Rasulullah'tan kendisini boşamamasım istedi. Gece
(Rasu-lullah'la olan nöbetini) Aişe'ye devretti.
3-
Aîşe Bint Ebi Bekr:
Rasulullah (s.a.v.) onunla altı
yaşındayken nikahlanmış, dokuz yaşındayken de zifafa girmiştir.
Bakire olarak Sadece onunla evlenmiştir. Rasulullah'la dokuz
yıl birlikte kalmıştır.
4-
Hafsa Bint Ömer:
Huneys İbn Huzafe'nin
nikahlısıydı. Onunla birlikte Medineye hicret etti. Huneys,
Hafsa'yla evliyken öldü. Rasulullah (s.a.v.) onunla evlendi.
Daha sonra onu bir talakta boşadı. Cebrail ona gelip, "Allah
sana Hafsa'ya dönmeni (geri almanı emrediyor. Çünkü o, çok oruç
tutan ve namaz kılan bir kadındır" dedi. Rasulullah (s.a.v.) onu
tekrar aldı.
Onu sadece boşamaya niyet ettiği
ve bunu yapmadığı da söylenmiştir.
5-
Ummu Seleme:
Kendi adı Hind Bint Ebi
Umeyye'dir. Babasının adı da Sehl'dir. Ebu Seleme'nin
nikahlısıydı. Kocasıyla Habeşistan'a hicret etti. Kocası
dördüncü yılda vefat edince, onunla Rasulullah (s.a.v.) evlendi.
6-
Ummu Habibe:
Adı, Ramle Bint Ebi Sufyan'dır.
Ubeydullah îbn Cahş'm nikahlısıydı. Karı koca Habeşistan'a
hicret ettiler. Ubeydullah hristiyan oldu. Rasulullah (s.a.v.)
Amr îbn Umeyye ed-Damri'yi? Ummu Habibe'yi kendisiyle
nikahlaması için Necaşi'ye gönderdi. Ummu Habibe de Halid îbn
Said îbn el-As'ı vekil tayin etti. O da Ummu Habibe'yi
Rasulullah'la ni-kaMadı.
7-
Zeyneb Bint Cahş:
Zeynep, Zeyd îbn Harise'nin
nikahlısıydı. Zeyd, Zeyneb'i boşayınca onunla Rasulullah
(s.a.v.) evlendi.
8-
Zeynep Bint Huzeyme:
Zeyneb, et Tufeyl Îbnu'l-Haris'in
nikâblısıydı. Et-Tufeyl, Zeyneb'i boşayınca onu, kardeşi Abde
İbnu'l-Haris aldı. Abde, Zeyneb'le evliyken, Bedir'de şehit
edilince, onunla Rasulullah (s.a.v.) evlendi.
9-
Cuveyriye Bintu'l-Haris:
Rasulullah (s.a.v.) onu, Beni
Mustalik'la yapılan savaşta esir almış ve o, Sabit îbn Kays'ın
payına düşmüştü. Rasulullah (s.a.v.) onun fiyatını yazdırdı.
Rasulullah (s.a.v.) bu parayı ödeyip onunla evlendi.
10-
Safîyye Bint Huyeyy:
Onun kocası Kinaye Îbnur-Rabî,
Hayber savaşında öldürüldü. Rasulullah (s.a.v.) Safryeyi esir
alıp kendisine ayırdı. Safîye müslüman oldu. Rasulullah da onu
azad etti. Onun hürriyete kavuşmasını (azad o-luşunu) menin
yaptı.
11-
Reyhane Bint Zeyd:
Rasulullah (s.a.v.) onu, Benî
Nadir'den esir aldı. Azad edip o-nunla evlendi. Şöyle
denilmektedir:
Rasulullah (s.a.v.) onunla, azat
etmeksizin cariye olarak münasebette bulunuyordu.
12-
Meymune Bintul-Haris:
Rasulullah (s.a.v.) onunla Serifde
evlendi. Allah Teala'nm takdiriyle o, Rasulullah'm (s.a.v.)
kendisiyle zifafa girdiği yerde ölmüştür.
Rasulullah (s.a.v.) başka
kadınlarla da evlenmiş, fakat onlarla gerdeğe girmemiştir.
El-Kilabiyye bunlardan birisidir. Bazıları ona Fatıma, bazıları
Amre, bazıları da El-Aliye demişlerdir.
Yine bunlar arasında; Esma Bint
en-Nu'man Katile Bint Kays, Melike Bint Ka'b, Urumu Şerîk,
Havle, Şeraf, Leyla Bint el-Hatîm ve el-Gıfariyye vardır.
Bazılarıyla söz kesilmiş ama nikah
gerçekleşmemiştir.
Anlattıklarımızda ihtilaf vardır.
Bunu "Et-Telkih" kitabında belirttim. Rasulullah'a bazı
kadınlar teklif edilmiş ama o, kabul etmemiştir.
Rasulullahın Cariyeleri
Mariye el-Kıbtıyye: Bunu, Mukavkıs
göndermiştir.
Reyhane Bint Zeyd: Bunu, eşleri
arasında anlattık. Onun, cariye olduğu da söylenmiştir.
Ebu Ubeyde şöyle demiştir:
Rasulullah'm (s.a.v.) dört
cariyesi vardı. Mariye, Reyhane, esirler a-rasmdan aldığı güzel
bir cariye ve Zeynep Bint Cahş'm verdiği bir cariye.
Ebul-Vefa İbn Akil şöyle demiştir:
Rasulullah'm (s.a.v.) hanımlarının çokluğunu ve ümmetine mubah
kılmandan fazla oluşu, onun kendisi için bir ibadetgah meydana
getirmediğine delildir. Eğer (kendisi için yeni) bir ibadetgah
isteseydi, kadınlar yerine ibadetle meşgul olurdu.
Rasulullahın Cinsi Münasebet Gücü
1312)
Cabir İbn Abdillah şöyle dedi:
" Rasulullah'a (s.a.v.) küfye
verildi.".
El-Hasen'e:
-Küfye nedir? dedim. O da:
-Çımadır (cinsi münasebettir)
dedi.
Rasulullahın Cima Esnasında Örtündüğü Ve Gözünü Yumduğu
1313)
Aişe'nin azatlı kölesi şöyle dedi: Hz. Aişe şöyle dedi:
"Rasulullah'ın(s.a.v,)avretim(ayıp
yerlerini) hiç görmedim."
1314)
Enes şöyle dedi:
"Ben Rasulullah'ın (s.a.v.)
avretini asla görmedim."
1315)
Hz. Aişe şöyle anlattı:
"Rasulullah (s.a.v.),
hanımlarından her birine, başının üzerine örtü örterek ve
bürünmüş olarak gelirdi. Ne ben Rasulullah'ın avret yerini ne de
o benimkini gördü."
1316)
Ummu Seleme şöyle dedi: '
Rasulullah (s.a.v.) hanımlarından
birine geldiğinde gözlerini yumar ve başını örterdi. Altında
olana şöyle derdi:
"Sakin ve ağır başlı davranman
gerekir."
Rasulullahın Bir Saatte Hanımlarının Hepsini Dolaştığı
1317)
Enes şunu anlattı:
"Rasulullah (s.a.v.), bir günde
bütün hanımlarını dolanmıştır."
1318)
Enes şöyle anlattı:
"Peygamber (s.a.v.) gece ve gündüz
bir saat içinde hanımlarım -onbir kadım- dolaşırdı." Enes'e:
-Buna gücü yetiyor muydu? diye
sordum. Enes:
-Biz aramızda O'na, otuz erkek
gücü verildiğini konuşurduk" dedi.
Rasulullahev Tek Gusul Abdestiyle Hanımlarını Dolaştığı
1319-
Enes şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.v.), tek gusul
abdestiyle hanımlarım dolaşıyordu."
1320-
Ebu Rafıi şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.v.) bir günde
bütün hanımlarını dolaştı. Her birinde gusul abdesti alıyordu.
-Ya Rasulallah! Tek gusul
abdestiyle halletsen olmaz mıydı? denildi. Rasulullah (s.a.v.):
- "Bu, daha temiz, daha iyi ve
daha tanir'dir11 cevabını verdi.
Rasulullahın Hanımlarına Hoş Ve Yumuşak Davrandığı
1321)Hz.Aişe
anlattı:
Bir bayram günü bazı habeşliler
gelerek mescidde oynamaya başladılar. Peygamber (s.a.v.) beni
çağırdı, ben de gelip başımı onun omu-zuna dayadım. Habeşlilerin
oyunlarına bakmaya başladım. Sonunda onlara bakmaktan ilk
vazgeçen ben oldum."
.
1322)
Hz. Aişe şunu anlattı:
"Rasulullah balı ve helvayı
severdi. İkindi namazını kılınca hanımlarını dolaşır ve onlara
yaklaşırdı.
Bir defasında Hafsa'nm yanma
girdi. Orada her zamankinden çok kaldı. Bunun sebebini
soruşturdum. Bana şöyle denildi:
-Hafsa'ya akrabasından bir kadın,
bir çömlek bal hediye etmişti. O da bu baldan şerbet yapıp
Rasulullah'a içirmişti. Ben de kendi kendi-me:Vallahi ona bir
hile yapacağız, dedim.
Bunu sevde'ye anlatıp şöyle dedim:
-Senin yanma geldiğinde, sana
mutlaka yaklaşacaktır. O zaman ona:
-Ya Rasulallah meğafîr mi
yedin? de. O da sana:
-Hayır, der. Bunun üzerine sen de
ona:
-Bu koku ne böyle? de, O da sana
tabii:
-Hafsa bal şerbeti içirmişti,
diyecektir. Sen 'de ona:.
-Öyleyse o balın arısı, onu urfut
ağacından toplamış, de. Bana geldiğinde, ben de böyle
söyleyeceğim. Safıyye! Sen de böyle söyle dedim.
Rasulullah (s.a.v.) Sevde'nin
yanma girdi.
Şevde olayı şöyle anlatır:
Kendinden başka ilah olmayan
Allah'a yemin olsun! Senden korktuğum için, az kalsın,
Rasulullah daha kapıdayken söze başlayarak bana öğrettiklerini
O'na söyleyecektim. Rasulullah (s.a.v.) yaklaşınca:
-Ya Rasulallah! Sen meğafîr mi
yedin? dedim. Rasulullah (s.a.v.):
- "Hayır" dedi. Ben de:
- Peki bu koku ne ya? dedim.
Rasulullah (s.a.v.):
- "Hafsa bana bal şerbeti içirdi"
dedi. Ben:
- Onun arıları urfut ağacından
toplanmış dedim.
Rasulullah (s.a.v.) benim yanıma
girdiğinde, ben de böyle söyledim. Sonra Safîyye'nin yanına
girdi. Aynı şeyi ona Safıyye de söyledi.
Rasulullah (s.a.v.) Hafsa'nm yanma
girince:
-Ya Rasulallah! Sana o şerbetten
ikram edeyim mi? dedi. Rasulullah (s.a.v.)
- "Ona ihtiyacım yok" dedi.
Şevde'nm azatlı cariyesi:
-Vallahi, Rasulullah'ı (s.a.v.)
bal şerbetinden mahrum ettik, dedi. Ben de ona:
-Sen sus dedim.
1323)
Hz. Aişe şunu anlattı:
Rasulullah'la benim aramda bir
konuşma geçmişti. O:
- "Aramızda kimin hakem olmasına
razı olursun? Ebu Ubeyde Îbnu'l-Cerrah'a razı olur musun?" dedi.
Ben:
-Hayır. O ne senin lehine ne de
benim aleyhimde hüküm verebilecek birisidir" dedim. Rasulullah
(s.a.v.):
- "Ömer'e razı olur musun?" dedi.
Ben:
-Hayır ben Ömer'den korkarım,
dedim. Rasulullah (s.a.v.): -Şeytan, ondan korkar. Ebu Bekir'e
razı olur musun?" dedi. Ben de:
- Evet, dedim.
Rasulullah (s.a.v.) ona gelmesi
için haber gönderdi. Ebu Bekir geldi. Rasulullah (s.a.v.):
- "Bizim aramızda hakemlik yap"
dedi. Ebu Bekir:
- Ben mi ya Rasulallah? dedi.
Rasulullah:
- "Evet" dedi.
Rasulullah (s.a.v.) konuşunca ben;
-Adil ol ya Rasulallah! dedim,
Ebu Bekr elini kaldırıp yüzüme bir
tokat vurdu, hemen burnumdan kan boşandı. Ebu Bekr şöyle
konuştu:
„ -Babasız kalasıca! Rasulullah
(s.a.v.) adil olmazsa kim adil olur? Rasulullah (s.a.v,) da:
-"Böyle olmasını istememiştik"
dedi. Kalkıp eliyle, yüzümden ve elbisemden kanı sildi.
1324)
Hz. Aişe şöyle dedi:
Rasulullah (s.a.v.) ben
öfkelendiğim zaman elini omzuma koyarak:
"Allah'ım! Onun günahlarını
bağışla! Kalbinin kinini gider ve onu fitnelerden koru" derdi.
Rasulullah'ın Yaptıkları Hatadan Dolayı Hanımlarına Uğramamak
Suretiyle Onlara Ders Vermesi Ve Onlardan Bir Ay Ayrı Kalması
Bunun hakkında üç görüş vardır:
1-
Hanımlarının Rasulullah'tan (s.a.v.) elinde olmayan bazı
harcamalarda bulunmasını istemeleridir.
2-
Rasulullah'm (s.a.v.) Hafsa'nm evinde Mariye'yle yalnız
kalması, Hafsabunu Öğrenince, Rasulullah (s.a.v.):
- "Bunu benim namıma gizle" dedi.
Ama Hafsa Aişe'ye söyledi.
3-
Peygamber'e (s.a.v.) bir hediye verildi. O da, Zeyneb'in
hissesini kendisine gönderdi. Ama Zeynep kabul etmedi, ona
ilâvede bulunup tekrar gönderdi, 2eynep yine kabul etmeyip:
-Sen hediyenin reddedildiği yere
göz dikiyorsun dedi. Rasulullah da:
- "Bana karşı nankörlüğünüzü
Allah'ın cezalandırması çok kolaydır. Bir ay sizin yanınıza
girmiyeceğim.".
1325-
Ömer İbnül-Hattab şöyle anlattı:
Bir gün hanımıma kızdım, bir de
baktım, bana kafa tutuyor, bana karşı söz söylemesini menettim.
Hanımım:
-Benim sana karşılık vermemi neden
menediyorsun? Vallahi, Peygamberin hanımları bile ona kafa
tutuyorlar da bazen biri bütün gün akşama kadar onu terkediyor.
Bunun üzerine oradan ayrılıp
Hafsa'nın yanına gittim ve! -Sen Rasulullah'a kafa mı
tutuyorsun?dedim. Hafsa: -Evet diye cevap verdi. Ben:
-Sizden biriniz onu bütün gün
akşama kadar terk mi ediyor? dedim. Hafsa:
-Evet dedi.Ben:
-Sizden bunu yapan kendine yazık
etmiştir ve o zarardadır. Biriniz Peygamber'in (s.a.v.)
.öfkesinden dolayı Allah'ın kendisine öfkelenmeyeceğinden emin
midir? O halde böyle olan Helak olmuş demektir, dedim.
Daha sonra, ağlarken Hafsa'nın
yanına girdim. -Rasulullah (s.a.v.) sizi boşadı mı? dedim.
Hafsa:
-Bilmiyorum. O şuradaki meşrebe'de
inzivaya çekilmiş bulunmaktadır, dedi. O (Rasulullah)
hanımlarına çok kırıldığı için, bir ay yanlarına girmemeğe
yemin etmişti.
1326-
Cabir şöyle anlattı:
Ebu Bekr, Rasulullah'ın yanına
girmek için izin istemeye geldi. Fakat birçok kişi kapıda
oturuyorlardı. Onlara izin verilmemişti. Ebu Bekr ile Ömer'in
girmelerine izin verildi. Onlar içeriye girdiler. Peygamber
(s.a.v.) etrafında hanımları, kendisi de suskun bir halde
oturuyordu.
Ömer kendi kendine: Rasululîah'a
(s.a.v.) birşey söyleyeyim, belki güler, dedi. Sonra:
-Ya Rasulallah! Zeyd'in kızını bir
görseydin. (Ömer kendi hanımım kastediyordu). Benden nafaka
istedi. Ben de kalktım onun boğazını sıktım dedi.
Rasulullah (s.a.v.) dişleri
görününceye kadar güldü ve: -"Bunlar da, etrafımda gördüğün gibi
nafaka istiyorlar" dedi.
Ebu Bekir, dövmek için kalkıp
Aişe'nin yanına gitti. Ömer de kalkıp Hafsa'nın yanma gitti.
Her ikisi de:
-Siz Rasulullah'tan (s.a.v.)
kendisinde bulunmayan bir şeyi istiyorsunuz ha! dediler.
Rasulullah (s.a.v.) o ikisini
dövmekten men etli. Hanımları:
-Vallahi! Buradan kalktıktan
sonra, artık onda olmayan birşeyi istemeyeceğiz, dedi.
Allah Teala, tahyir (seçimi yapma)
ayetim indirdi. Rasulullah (s.a.v.) bu ayeti açıklamağa Aişeden
başladı ve:
- "Ben sana birşey anlatacağım.
Ama, ebeveynine danışmadan hemen cevap vermeni istemiyorum
dedi. Aişe;
-Nedir o? dedi. Rasulullah
(s.a.v.):
- "Ey Peygamber! Hanımlarına
söyle..." ayetini okudu.
Aişe:
-Senin hakkında ana ve babama mı
danışacağını. Ben, Allah'ı ve onun Rasulünü tercih ediyorum.
Ayrıca senden, seni tercih ettiğimi hanımlarından hiçbirine
söylememeni istiyorum, dedi. Rasulullah:
- "Allah beni güçlük çıkarıcı
olarak göndermedi. Ancak beni, öğretici ve kolaylaştırıcı
olarak gönderdi. Onlardan, sorana mutlak haber vereceğim" dedi.
Rasulullahın Çocukları Ve Sayıları
1327)
îbn Abbas şöyle anlattı:
Rasulullah'm (s.a.v.), Peygamber
olmadan önce Mekke'de doğan ilk çocuğu; El-Kasım'dır. Rasulullah
(s.a.v.) onunla künyelenmiştir. Daha sonra, Zeyneb, Rukayye,
Fatıma ve Ummu Kulsum doğmuştur.
îslâmi devirde, Abdullah
doğmuştur. Ona et-Tayyib ve et-Tahir de denilmiştir.
Bu çocukların hepsinin annesi
Hatice Bint Huveylid'dir.
Çocuklarından ilk Ölen,
El-Kasun'dır. Daha sonra, Abdullah öldü, El-As îbn Vail şöyle
demişti:
' Onun nesli kesildi O ebterdir
(sonu kesik). Bunun üzerine Allat Teala "Asıl sonu kesik olan
seni kötüleyendir" ayetini indirdi.
1328)
Cubeyr îbn Mut'im'in babası şöyle dedi: El-Kasım iki yaşındayken
öldü.
Muhammed îbn Umer şöyle anlattı:
Safîyye Bint Abdülmüttalib'in
azatlı cariyesi Suleyma, Haticenin çocuklarına ebelik yapardı.
O, erkek çocuk namına iki koyun, kız çocuk namına da bir koyun
akika kurbanı keserdi. Hatice'nin iki çocuğu arasında bir yıl
vardı. Çocuklar için süt anne tutar daha doğum yapmadan buna
hazırlık yapılırdı.
Ebu Bekir El-Berki şöyle demiştir:
Et-Tayyib ile el-Mutayyeb, bir
batında (ikiz olarak) doğmuşlardır. Et-Tahir'le el-Muttahher de
bir batında doğmuşlardır. Doğrusu, bu lakapların Abdullah'a ait
olduğudur. Çünkü o, İslâm geldikten sonra doğmuştur.
İbrahim ise, Mariye'dendir. O,
onaltı ay yaşamıştır. On sekiz ay yaşadı diyenler de vardır.
Zeyneb, Rasulullah'm en büyük
çocuğudur. Hicretin sekizinci yılında vefat etmiştir.
Rukayye'yle Osman (İbn Affan)
evlendi. Hicretin on yedinci ayının başında vefat etti. Osman,
Rukayye'den sonra Ummu Kulsum'la evlendi. Ummu Kulsum, hicretin
dokuzuncu yılında vefat etti.
Fatıma, Peygamberlik gelmeden beş
yıl önce doğdu. Doğrusu, onun, Rasulullah'm kızlarının en küçüğü
olduğudur. Ez-Zube>r îbn Bekkar, Rasulullah'm kızlarının en
küçüğünün Rukayye olduğunu, söylemiştir.