ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM
IV- RASULULLAH'IN HAC VE
UMRESİ
Rasulullahın İhrama
Girmesi
Rasulullahın Telbîyesi
Rasulullah'ın Arefe Günü
Yaptığı Dua
Rasulullah'ın Kurbanını
Kendi Eliyle Kesmesi
Rasulullah'ın Kâbevi
Tavafı Ve Haceri Esved'î Îstilam Etmesi (El Sürmesi, El
Süremezse El İşaretiyle Öpek Gibi Yapması, Okşaması)
Rasulullahınrükn-İyemanî'yi İstilam Etmesi
Rasulullahtv Safa İle
Merve Arasında Sayetmesi
Rasulullahın Cemre Atması
Rasulullahın Kabe'ye
Girmesi
Rasulullah'ın Veda
Haccındaki Hutbesi
Rasulullah1n Haccının
Toplu Olarak İfadesi
Rasulullah'ın Umrelerinin
Sayısı
ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM
IV- RASULULLAH'IN HAC VE UMRESİ
Peygamberin (s.a.v.), hicretten
önce birçok haccı vardır. Hicretten sonra sadece bir defa
haccetmiştir ki o da:
Veda haccı denilen hacadır.
Rasulullahın İhrama Girmesi
984)
îbn Ömer şunu söyledi:
"Hayvanı gitmek üzere
kalkıştığında Rasulullah (s.a.v.) Zulhuleyfe mescidi tarafından
telbiye getirdi (Lebbeyk! Âllahumme Lebbeyk! dedi)."
Rasulullahın Telbîyesi
985)
İbri Ömer şöyle dedi:
Rasulullah'm (s.a.v.) teîbiyesi
şuydu: Lebbeyk! Âllahumme Lebbeyk! Lebbeyk! Lebbeyk lâ şerike
leke lebbeyk, innel-hamde ve'n-ni'mete leke ve'1-mulke, lâ
şerike leke = Buyur Allah'ım! Buyur! Buyur, senin ortağın
yoktur, buyur! Hamd sanadır. Nimet senindir, mülk de senindir.
Senin ortağın yoktur"?
Rasulullah'ın Arefe Günü Yaptığı Dua
986)
Âmr îbn Şuayb'm dedesi şöyle dedi: Peygamber (s.a.v.):
"En hayırlı dua, Arefe gününde
yapılandır. Benim ve benden önceki peygamberlerin
söylediklerinin en hayırlısı: Lâ ilâlıe illa'llahu vah-dehu lâ
şerike lehu, lehul-mulku ve lehu'l-hamdu ve huve âlâ külli
şey'in kadir"dir, dedi.
987)
Ibn Abbas, Ibn Mirdas'tan şunu nakletti:
Peygamber (s.a.v.), Arefe akşamı
ümmetini bağışlaması için Allah'a dua etti. Ona şöyle cevap
verildi:
"Zulmeden kimse hariç ben sizi
bağışladım. Çünkü ben mazlumun hakkım ondan alırım." Peygamber
(s.a.v.):
"Rabb'im! Sen dilersen, mazluma
hayır ihsan eder, zalimi bağışlarsın" dedi.
O akşam Peygamber'e cevap vermedi.
Sabah olunca Rasulullah (s.a.v.) Muzdelife'de o duayı
tekrarladı. İstediği şey kabul edildi. Rasu-lulîah (s.a.v.)
güldü (veya gülümsedi).
Ebu Bekr (veya Ömer) şöyle dedi:
-Bu, senin gülmediğin bir
vakittir. Seni güldüren nedir? Allah'ın seni güldürmesinin
sebebi nedir? Peygamber (s.a.v.):
"Allah'ın düşmanı İblis, Allah'ın
benim duamı kabul edip ümmetimi bağışladığını öğrenince, toprak
alıp başıma saçmaya ve yazıklar olsun diye sızlanmağa başladı.
Ben de onun hareketine güldüm" diye cevap verdi.
Rasulullah'ın Kurbanını Kendi Eliyle Kesmesi
988)
Enes şöyle rivayet etti:
"Rasulullah, kurbanım kendi eliyle
kesti ve ona tekbir getirdi."
989)
Enes şunu söyledi:
"Rasulullah (s.a.v.) iki beyaz ve
boynuzlu koçu kurban ediyordu. Besmele çekiyor ve tekbir
getiriyordu, Onu, ayağını, her birinin boynunun üzerine koyarak
eliyle onları keserken gördüm."
.
990)
Cabir şöyle anlattı:
Rasulullah (s.a.v.), beyaz,
boynuzlu ve burulmuş iki koçu kurban etti. Birisini getirip:
- "Bismillahi va'llahu ekber.
Allahumme minke ve ileyke (Allah'ım! Senden ve sana), ümmetim
namına, senin bir olduğuna şehadet eden kimseler, benim tebliğci
olduğuma (peygamberliğime) şehadet eden kimseler namına" dedi.
Sonra öbürünü getirip:
- "Bismillahi va'llahu ekber.
Allah'ım Muhammed ve Al-u Mu-hammed (Muhammed'in ailesi) namına,
senden ve sana" dedi.
Rasulullah'ın Kâbevi Tavafı Ve Haceri Esved'î Îstilam Etmesi (El
Sürmesi, El Süremezse El İşaretiyle Öpek Gibi Yapması,
Okşaması)
991)
îbn Abbas anlattı;
Rasulullah (s.a.v.) Beyt'i
(Kabe'yi) tavaf etti. Bastonuyla Hacer-i Esved'i istilam etti.
Daha sonra, su çıkarılan yere geldi. Amca oğullan oradan su
çıkarıyorlardı:
- "Bana su verin" dedi. Kova ona
verildi ve suyu içtikten sonra:
"Halk bunu bir ibadet edinmeseydi
ve bu konuda size üstün gelmeseydi, ben de sizinle birlikte su
çıkarırdım" dedi. Daha sonra gidip Safa ile Merve arasında sa'y
yaptı.
Rasulullahınrükn-İyemanî'yi
İstilam Etmesi
992)
îbn Abbas şöyle dedi:
Rasulullah (s.a.v.) Rükn-i
Yemanî'yi Öper ve yanağını onun üzerine koyardı."
Rasulullahtv Safa İle Merve Arasında Sayetmesi
993)
Habibe Bint Ebu Tecrah şunu anlattı: Rasulullah'ı sa'yederken
seyrettim. Ashabına şöyle diyordu:
'Sa'yedin! Çünkü Allah sa'yi size
farz kıldı. Çok hızlı koştuğu için, izann, karnının etrafına
dolaştığını gördüm. Hatta, koltuk altının beyazlığını ve
uyluğunu da gördüm.".
Rasulullahın Cemre Atması
994)
el-Fadl Ibn Abbas şunu söyledi:
"Rasulullah (s.a.v.), Akabe'de
cemre atarken telbiyede bulundu." Ayrıca şunu söyledi:
"Yedi çakıl attı ve her çakıl
atışında tekbir getirdi.".
Rasulullahın Kabe'ye Girmesi
995)
îbn Abbas şunu anlattı:
Rasulullah (s.a.v.) Beyt'e
girdiğinde, her tarafında dua etti. Ama çıkıncaya kadar namaz
kılmadı, Dışarı çıkınca, Kâ'be'nin önünde iki rekat namaz kıldı
ve:
'İşte kıble budur" buyurdu.
996)
İbn Ömer şöyle anlattı:
"Rasulullah, beraberinde Usame,
Bilal vo Osman îbn Ebî Talha olduğu halde Beyt'e girdi. Kapıyı
uzun süre üzerlerine kapattıktan sonra açıldı. İçeriye ilk giren
ben oldum. Bilal'la karşılaştım ve:
-Rasulullah (s.a.v.) nerede namaz
kıldı? dedim. Bilal:
-İki ön direk arasında cevabım
verdi. Fakat kaç rekat namaz kıldığını ona sormayı unuttum.
Rasulullah'ın Veda Haccındaki Hutbesi
997)
İbn Abbas şunu anlattı: Rasulullah (s.a.v.) şöyle sordu:
- "Ey insanlar! Bu, hangi gündür?"
Ashab:
- Haram gündür diye cevap
verdiler.
- "Bu, hangi beldedir?"
- Haram beldedir,
- "Bu hangi aydır?"
- Haram aydır. Rasulullah
(s.a.v,):
- "Sizin mallarınız, kanlarınız,
ırzlarınız, birbirinize şu beldenizde, şu ayınızda, şu gününüzün
haram olduğu gibi haramdır" dedi.
Bunu birkaç defa tekrar ettikten
sonra başını göğe kaldırıp üç defa:
"Allah'ım! Tebliğ ettim mi?" dedi.
Sonra şunu da ilave etti:
"Burada bulunan bulunmayana tebliğ
etsin. Sakın benden sonra birbirinizin boyunlarını vuran
kafirlere dönmeyin."
998)
Ebu Şureyh el-Adevî şöyle anlattı:
Rasulullah (s.a.v.) Mekke fethinin
ertesi günü kalkıp Allah'a hamd ve senada bulunduktan sonra
şöyle dedi:
"Mekke'yi Allah, haram etti. Onu
insanlar haram etmemiştir. Bundan dolayı Allah'a ve ahiret
gününe iman eden kimsenin, orada kan dökülmesi ve ağaç kesmesi
helal değildir. Eğer, Rasulullah (s.a.v.) (Mekke'de) savaştı
diye ruhsat tarafına kaçan birisi olursa ona: Aziz ve Celil olan
Allah, Rasûlü'ne izin vermiştir. Size izin vermemiştir, deyin.
Bana da ancak bir günün bir saati içinde izin verdi. Ondan sonra
bu-günjrii haramîığı dünkü haramhğı derecesine döndü. (Bu
söylediklerimi) burada hazır olanlar, olmayanlara tebliğ etsin."
999)
Ebu Nadre, Mina'da Eyyam-ı teşrikin (Kurban kesme gü-. nünden
sonra üç gün) ortasında, Rasulullah'in (s.a.v.) bir deve
üzerinde verdiği hutbe esnasında bulunan kimse, bana
Rasululiah'ın (s.a.v.) şunları söylediğini anlattı:
"Ey insanlar! Dikkat edin! Sizin
Rabbi'niz birdir. Dikkat edin! Sizin babanız birdir. Dikkat
edin! Hiçbir Arab'ın Arap olmayana üstünlüğü yoktur. Dikkat
edin! Siyahın kırmızıya üstünlüğü ancak takva iledir. Dikkat
edin! Tebliğ ettim mi?
-Evet, dediler. Bunun üzerine
Rasulullah (s.a.v.):
- "Burada bulunanlar,
bulunmayanlara tebliğ etsinler" dedi.
1000)
Ebu Umame şöyle dedi:
Rasulullah'ın Veda haccı
hutbesinde şöyle dediğini duydum:
- "Allah'tan korkun, beş vakit
namazınızı kılın, Ramazan ayındaki orucunuzu tutun, mallarınızın
zekatını verin, ulul-emrinize (idarecilerinize) itaat edin ki
Rabbi'nizin Cennet'ine giresiniz.".
Rasulullah1n Haccının Toplu Olarak İfadesi
1001)
Ca'fer Ibn Muhammed'in babası şunu nakletti: Cabir îbn
Abdillah'a: Bana, Rasulullah'ın haccmı haber ver, dedim. O da
şöyle anlattı:
Rasulullah (s.a.v.) dokuz sene
haccetmeden bekledi. Onuncu sene: Rasulullah (s.a.v.) hacca
gidecek diye ilan edildi. Medine'ye pek çok insan geldi. Herkes
Rasulullah'a (s.a.v.) uymak istiyor, O'nun gibi amel etmek
(hareket etmek) istiyordu.
O'nunla birlikte çıktık ve nihayet
Zulhuleyfe'ye geldik. Rasulullah (s.a.v.) mescidde namaz kıldı
ve devesi Kasva'ya bindi.
Devesinin üzerinde Bey da
düzlüğüne çıktığında gözümün alabildiği kadar uzaklara baktım
ki, O'nun önünde, sağında, solunda ve arkasında binitli ve yaya
insanların akıp gittiği görülüyordu.
Kelime-i tevhidle birlikte:
"Lebbeyk Allahumme! Lebbeyk,
lebbeyk, lâ şerike leke,1 lebbeyk! înne'l-hamde ve'n-ni'mete
leke ve'1-mulke, lâ şerike" diyerek telbiye getirdi.
Rasulullah (s.a.v.) telbiyesine
devam etti. O'nunla birlikte Beyt'e (Kâbe'ye) varınca, rüknü
istilam etti. Üç tur hızlı, dört de adi yürüyüşle tavaf yaptı.
Sonra ibrahim'in (a.S.) makamına vardı ve: "İbrahim'in
makamından namazgah edinin"
ayetini okudu, iki rekat namaz kıldı. Sonra rükne döndü ve onu
istilâm etti.
Sonra, kapıdan Safa'ya çıktı.
Safa'ya yaklaşınca:
- "Safa ile Merve Allah'ın
şeairindendir"
ayetini okudu ve:
- "Allah'ın başladığından
başlıyorum" diyerek Safa'dan başladı, onun üzerine çıktı. Beyt'i
görünce Kıble'ye yöneldi ve:
"Lâ ilahe illallahu vahdehu, lâ
şerike lehu (Allah'tan başka ilah yoktur. O, tektir, ortağı
yoktur) va'dini yerine getirdi. Kulunu muzaffer kıldı. Tek
başına bütün kabileleri yendi" dedi.
Sonra Merve'ye indi. Ayakları
vadinin ortasına indiğinde hızlıca yürüdü. Ayakları vadiden
çıkınca mutad olan yürüyüşüne devam etti.
Nihayet Merve'ye geldi. Merve'de
de Safa'da yaptığı gibi hareket etti. Merve'de son tavafını
yaparken:
- "Arkamda bıraktığım iş tekrar
karşıma çıksaydı, hedyi (kurbanlığı) getirmez, bu haccı umre
yapardım" dedi.
-Bunun üzerine Suraka îbn Malik
Ibn Cu'şum ayağa kalkarak:
-Ya Rasulellah! Bu iş, bu senemize
mi mahsus, yoksa ilelebet devam edecek mi? diye sordu.
Rasulullah (s.a.v.) parmaklarını birbirine kenetleyerek iki
defa:
- "Umre, hacca dahil olmuştur.
Hayır, ebedî olarak devam edecektir" buyurdu.
Hz. Ali, Yemen'den, Rasulullah'm
develerini getirdi. Fatıme'yi de ihramdan çıkanlar arasında
buldu. O, boyalı elbise giymiş ve sürme çekinmişti. Hz. Ali,
Fatıme:nin yaptığını beğenmedi ama Fatıme:
-Bunu bana babam emretti, dedi.
Peygamber (s.a.v.) Ali'ye: -"Sen hacca niyetlenirken ne dedin?"
dedi. Hz, Ali:
-Ben: Allah'ım! Rasulü neye
niyetlendiyse ben de ona niyet ettim, cevabım verdi. Rasulullah
(s.a.v.):
- "Benim yanımda hedyim var. Sen
ihramdan çıkma" buyurduk
Hz. Ali'nin Yemen'den getirdigiyle
(kurbanlıklarla) Rasulullah'ın (s.a.v.) getirdiğinin sayısı
yüzdü.
Bütün cemaat ihramdan çıkıp
saçlarını kısalttılar. Yalnız Peygamber ile yanlarmda hedy
bulunanlar müstesnaydı.
Terviye günü gelince, Mina'ya
doğru yöneldiler ve hacca yöneldiler. Rasulullah (s.a.v.) inip
onlara, öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabah na-ınazlarmı
kıldırdı.
Sonra güneş doğuncaya kadar biraz
bekledi. Kıldan bir çadır kurulmasını emretti. Nemira denilen
yerde, ona kıldan bir çadır kuruldu. Rasulullah (s.a.v.) yola
çıktı. Kureyşliler, kendilerinin cahiliye devrinde yaptıkları
gibi, onun da Meş'ar-i Haram'da duracağında şüphe etmiyorlardı.
Halbuki Rasulullah (s.a.v.) o yeri geçerek Arafat'a vardı.
Nemira denilen yerde çadırının kurulduğunu gördü ve oraya indi.
Güneş zevale yönelince, Kasva'nın hazırlanmasını emretti ve
hayvana semer vuruldu.
Urane vadisine geldi ve cemaata
şöyle hitab etti:
- "Şüphesiz, kanlarınız ve
mallarınız, şu beldenizde, şu ayınızda, şu gününüzün haram
olduğu gibi birbirinize haramdır.
Dikkat edin! Cahiliye devrine ait
her şey ayaklarımın altına konulmuştur. Cahiliye devri kan
davaları kaldırılmıştır. Bize ait olan kan davalarından ilk
kaldırdığım dava, tbn Rabîa İbnu'l-Haris'in kan davasıdır. O
(İbn Rabîa), Benî Sa'd kabilesinde süt anadaydı. Onu Huzeyl
kabilesi öldürdü. Cahiliye devrinin ribası kaldırılmıştır. îlk
kaldırdığım riba (faiz), bizim (yani) Abbas îbn Abdilmuttalib'in
ribasıdır. Bu ribanm tamami kaldırılmıştır.
Kadınlar hakkında Allah'tan
korkun. Çünkü siz onları Allah'ın e-maneti olarak aldınız ve
Allah'ın kelimesiyle kendinize helal kıldınız. Sizin, onlar
üzerindeki hakkınız; döşeklerinizi, istemediğiniz kimseye
çiğnetmemeleridir. Bunu yaparlarsa, onları zarar vermemek
şartıyla dövün. Onların sizin üzerinizdeki hakkı da,
yiyeceklerini ve giyeceklerini örfe uygun olarak vermenizdir.
Size öyle birşey bıraktım ki, ona
sımsıkı sarılırsamz bir daha asla sapmazsınız. Bu, Allah'ın
kitabıdır. Size, ben sorulacağım, acaba ne diyeceksiniz?
Sahabiler:
-Risaleti tebliğ edip vazifeni
yaptığına ve nasihatta bulunduğuna şehadet ederiz, dediler.
Bunun üzerine, şehadet parmağını
semaya kaldırıp onunla insanlara işaret ederek, üç defa:
- "Allah'ım Şahid ol!" dedi. Sonra
ezan okuyup kamet getirdi. Öğle ve ikindi namazını kıldı. Bu
ikisi arasında başka namaz kılmadı.
Sonra Rasulullah (s.a.v.)
hayvanına binerek vakfe yerine geldi. Devesi Kasva'nın göğsünü
kayalara çevirdi. Yayaların toplandığı yeri önüne aldı ve
kıbleye döndü. Güneş batmcaya kadar vakfe halinde kaldı. Güneşin
sarılığı biraz gitti. Nihayet güneş tamamıyla battı. Usame'yi
hayvanın arkasına aldı.
Rasulullah (s.a.v.) yola çıktı.
Kasva'nın yularını o kadar kaşınıştı ki, nerdeyse onun başı,
semerinin altındaki deriye çarpıyordu. Sağ eliyle de:
- "Ey cemaat! Sükûneti muhafaza
edin, sükûneti" diye işaret e diyordu.
Kum tepeciklerinden birine
geldikçe, hayvanın dizginini düze çıkıncaya kadar biraz
gevşetiyordu. Nihayet Müzdelife'ye geldi. Orada akşamla yatsıyı
bir ezan, iki kametle kıldı. Aralarında hiçbir nafile namaz
kılmadı.
Daha sonra Rasulullah (s.â.v.)
fecir doğuncaya kadar yattı. Sabah aydınlanınca, bir ezan ve bir
kametle sabah namazını kıldı.
Daha sonra Kasva'ya binip Meş'ar-i
Haram'a geldi. Kıbleye dönerek Allah'a dua etti. Tekbir
getirdi. "Lâ ilahe illallah" ve "Lâ ilahe illa'llahu vahdehu lâ
şerike leh" dedi. Ortalık tamamen aydınlanmcaya kadar vakfeye
devam etti.
Güneş doğmadan yola çıktı.
Terkisine el-Padl Ibn Abbas'ı aldı. Batn-ı Muhassir'e geldi.
Hayvanı biraz sürdü. Sonra büyük cemreye çı-' kan orta yolu
tuttu. Nihayet ağacın yanındaki cemreye vardı. Orada yedi ufak
taş attı. Her birini atarken tekbir getiriyordu. Bunlar, atılan
ufak taşlar gibiydi. Onları vadinin içinden attı. Sonra kurban
kesme yerine giderek, kendi eliyle altmışüç deve kesti. Sonra
(bıçağı) Ali'ye verdi. Geri kalanını da o boğazladı. Ali'yi
hedyine ortak etti. Sonra her deveden bir parça alınmasını
emretti. Bunlar bir çömleğe konulup pişirildi. İkisi de
develerin etinden yeyip çorbasından içtiler.
Ondan sonra Rasulullah (s.a.v.)
devesine bindi ve Beyt'e gitti. Mekke'de öğle namazını kıldı.
Zemzem şakiliği (dağıtıcılığı)
yapan Abdulmuttalib oğullarına gitti ve onlara:
- "Abdulmuttalib oğulları! Suyu
çıkarın! Su çıkarmanız konusunda, başka kimselerin size üstün
gelmeleri olmasaydı, bende sizinle birlikte çıkarırdım" dedi.
Ona bir kova su yerdiler. Rasulullah da (s.a.v.) bu sudan içti.
Rasulullah'ın Umrelerinin Sayısı
1002)
Enes şunu anlattı:
Rasulullah (s.a.v.) bir defa
haccetmiş, dört defa umre yapmıştır. Bir umresi, Hudeybiye
sırasındadır. Bir umresi, Medine'den, Zilkade
ayındadır. Bir umresi, Cirane'den, Huneyn ganimetleri taksim
e-dildiğindedir. Bir umresi de haccıyla birliktedir.