YİRMİ DÖRDUNCÜ BÖLUM
RASULULLAH NASIL TEDAVİ
OLURDU
Rasulullah'ın Birkaç
Hastalığının Olduğu
Rasulullaha Büyü
Kapıldığı
Rasulullah'ın Hacamatı
(Kan Aldırması)
Rasulullahın Kına İle
Tedavi Olduğu
YİRMİ DÖRDUNCÜ BÖLUM
RASULULLAH NASIL TEDAVİ OLURDU?
Rasulullah'ın Birkaç Hastalığının Olduğu
1300)
Hişam şöyle dedi: Urve, Aişe'ye:
-Senin fıkhına (İslam hukukuyla
ilgili bilgine) hayret etmiyorum. Çünkü: O, hem Rasulullahm
hanımı, hem de Ebu Bekir'in kızıdır (bu normal bir şeydir)
diyorum. Ben, senin şiir bilgine ve insanların eyyamına ait
(Arapların önemli gün ve savaşlarına ait) bilgine şaşmıyorum.
Çünkü: O, Ebu Bekir'in kızıdır, diyorum. Ancak, senin tıbba dair
bilgine şaşıyorum! dedi.
Hz. Aişe bunun üzerine:
-"Rasulullah (s.a.v.) Ömrünün
sonunda hastaydı. Her taraftan ona Arap heyetleri geliyordu.
Onlar bazı şeyleri (hastalıkları) tarif edip anlatıyorlar, ben
de onları tedaviye çalışıyordum, işte bu sebepten (tıpla ilgili
birçok şey biliyorum) dedi.
Rasulullaha Büyü Kapıldığı
1301)
Hz. Aişe anlattı:
"Beni Zureyk yahudilerinden Lebid
Ibn A'sam adlı birisi, Rasulul-lah'a (s.a.v.) büyü yaptı.
Rasulullah'a (s.a.v.) yapmadığı birşey yapıyorum gibi
geliyordu. Nihayet bir gün (yahut bir gece) Rasulullah (s.a.v.)
dua etti. Sonra tekrar dua etti. Daha sonra da şöyle dedi:
- "Aişe! Anladın mı? Allah, bana,
kendisinden fetvasını sorduğum şey hakkında fetva verdi. Bana
iki adam geldi. Biri başucuma, diğeri de ayak ucuma oturdu. Ayak
ucumda oturan baş ucumda oturana:
-Bu zatın rahatsızlığı nedir? diye
sordu. O da:
-Büyülüdür dedi. Öteki:
-Onu kim büyüledi? dedi. O da:
-Lebid İbn A'sam diye cevap verdi:
Öteki tekrar sordu:
-Büyüyü neyin içine yaptı? Öbürü
de:
-Bir tarakla tararken dökülen
saçlara ve bir erkek hurma tomurcuğunun içine cevabını verdi.
Adam tekrar sordu:
-O nerede? Öbürü de:
-Zervan kuyusunda cevabını verdi.
Arkasından Rasulullah (s.a.v.)
ashabından bazılarıyla birlikte oraya gitti. Sonra gelip:
- "Aişe! Sanki kuyunun suyu kına
ile ıslatılmış gibi, hurması daJ şeytanların başları gibiydi"
dedi. Ben:
-Ya Rasulallah! Onu öldürseydik
ya! dedim. -Hayır! Allah bana afiyet verdi, insanlara kötülük
getirmekten çekindim" cevabını verdi, emir verip onu gömdürdü.
Rasulullah'ın Hacamatı (Kan Aldırması)
1302)
îbn Abbas şunu anlattı:
"Rasulullah (s.a.v.) ihramlıyken,
başındaki ağrı veya başka bir-şeyden dolayı başından hacamat
yaptırmıştır (kan aldırmıştır)."
1303)
Enes şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.v.) üç yerinden
kan aldırırdı: Birisi, iki kürek kemiği arasındaki damarından,
diğerleri de, iki boyun damarından.".
1304)
îbn Ömer şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.v.) başından kan
aldırırdı ve ona Ummu Muğis (en çok yardımı ve faydası olan)
derdi.".
1305-Enes
Îbn Malik'e hacamat yapanın (kan • alanın) kazancı hakkında
soruldu. O da şunları söyledi:
-Rasulullah kan aldırdı, ondan Ebu
Taybe kan aldı. Rasulullah (s.a.v.) ona iki sa1 (ölçek) zahire
verilmesini emretti. Onun ailesiyle de konuştu. Onlar haracını
(verdiği vergiyi) biraz düşürdüler. Rasulullah (s.a.v.) şöyle
konuştu:
"Kendisiyle en iyi tedavi
gördüğünüz şey hacamattır (kan aldırmaktır)."
1306)
Enes îbn Malik şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.v.) Melel'de,
ihramayken ayağından hacamat ettirdi."
1307)
Hz. Ali şunu anlattı:
"Rasulullah (s.a.v.) hacamat
ettirdi ve bana hacamatçının ücretini ödememi emretti."
1308)
Enes şöyle dedi:
"Peygamber (s.a.v.) ayın
onyedinci, ondokuzuncu ve yirmibirinci günleri hacamat
ettirirdi.".
Rasulullahın Kına İle Tedavi Olduğu
1309) Selma anlatmaktadır:
" Ben Rasulullah'a (s.a.v.) hizmet
ederdim. O bıçakla veya taş ve dikenle yaralandığında hemen onun
üzerine kına koymamı emrederdi."
--------------------------------------------------------------------------------
[1] Ahmed Ibn Hanbel, Musned, VI/67.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 521-522.
[2] Daha Önce kaynakları geçti.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 522.
[3] Buharî, Sahih, kitabu's-savm, bab: 22, tıb, bab: 12, 14, 15;
Müslim, Sahih, ki-tabu'l-hac, hadis: 87, 88; Tirmızî, hac, bab:
22; ibn Mace, tıb, bab: 21.
[4] Tirmîzî, Sünen, 2051; Hakim, Mustedrek, İV/210; Îbn Sa'd,
Tabakatü'l-Kübra, I/54; Buharî, Tarih, I/268. Bakınız: Tirmizî,
Şemail, 195; Şerhu's-Sunne, Xll/149.
[5] Tarihu'l-Hatıb, XIII/95. Bakınız: Ehadisu's-Sahiha, 753;
Kenzu'l-Ummal, 18354.
[6] Tirmizî, Sünen, hadis no: 1278; Şemail, no:
309.(muhtasardan), Tirmizî, Su-nen'de şöyle demiştir: "Bu hadis
sahih bir hadistir." Buharî, kitabu'l-tıb, no; 1065: Müslim,
kitabu'l-musakat, no: 62; Ebu Davud, Sünen, no: 3224; Ahmed,
Musned, 111/74,182; ibn Sa'd, Tabakatu'l-Kubra, I/443, 444.
[7] İmam Ahmed, Musned, IH/164; Ebu Davud, Sünen, 1837; Tirmizî,
Şemail, no: 314 (muhtasar"dan) Elbani şöyle demiştir: "isnadı
Buhari'yle Müslim'in şartına göre sahihtir."
[8] İbn Mace, Sünen, no: 2163: İmam Ahmed, Musned, I/90, 134,
135; Tirmizî, Şemail, no: 310 (muhtasar'dan), (Elbani şöyle
demiştir: "Senedi zayıftır. Fakat önceki (Enes'in hadisi) ve
sonraki (İbn Abbas'ın hadisi) sebebiyle sahih hale geliyor."
[9] Tirmizî, Sünen, 2055; Şemail, 195; (Tirmizî, Sünen'de: Bu
hasen garip bir hadistir demiştir.) İbn Mace, Sünen no: 3486;
Elbani, Silsiletu's-Sahiha, 11/610; Ebu'ş-Şeyh, Ahlaku'n-Nebi,
258; Münzirî, Terğib ve't-Terhib, İV/314.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 522-523.
[10] İbn Mace, Sünen, kıtabu't-tıb, bab: 29; Tırmızî, Sünen,
kitabu't-tıb, bab: 13.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin
Hayatı, Uysal Kitabevi: 524.