Kutlu Doğum 2008 - Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v) Hayatı, Peygamberliği Sünnet ve Hadisler

Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v) Kimdir, Hayatı, Peygamberliği, Sosyal Hayatı, Sünnet ve Hadis

Kutlu Doğum Haftası İçin E-Kart Gönderimi

kimdir hayati Peygamberliği Sosyal Hayatı Sünnet Hadis

 

YİRMİNCİ BÖLÜM

RASULULLAHIN TEMİZLİK TAKIMI

Rasulullahın Yüzüğü

Rasulullahın Saçlarını Kına İle Boyaması

Rasulullahın Tarak Kullanması

Rasulullahın Saçlarını Ayırması

Rasulullahın Gülyağı Kullanması

Rasulullahın Aynası

Rasulullahın Sakalından Alması

Rasulullahın Bıyıklarını Kırpması

Rasulullahın (Kılları Gidermek İçin) Hamam Otu V.S. Kullanması

Rasulııllahın Koku Sürünmesi Ve Kokuya Karşı Sevgisi

 

 

YİRMİNCİ BÖLÜM

 

RASULULLAHIN TEMİZLİK TAKIMI

 

Rasulullahın Yüzüğü

 

1144) Enes şunu anlattı:

"Bir gün, Rasulullah'ın (s.a.v.) elinde gümüş bir yüzük gördüm. Halk da gümüş yüzük yaptırıp parmaklarına taktılar. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) yüzüğünü çıkarıp attı. Halk da yüzüklerini çıkarıp attılar."[1]

1145) ibn Abbas şöyle dedi:

Peygamber (s.a.v.) bir yüzük aldı ve onu parmağına taktı, sonra:

"Bu, bugün beni sizinle meşgul olmaktan alıkoydu. Bu yüzüğü ta­kınca bir ona bakıyorum bir de size" deyip onu attı.[2]

1146) Ibn Ömer şöyle dedi:

"Peygamber'in (s.a.v.) bir yüzüğü vardı. Önün kaşlı tarafını avucunun içine doğru getirirdi."

"Bir gün onu çıkarıp attı. Halk da yüzüklerini çıkarıp attılar. Daha sonra gümüş bir yüzük edindi. Onu parmağına takmayıp mühür olarak kullanıyordu."[3]

1147) Enes İbn Malik şöyle dedi:

Rasulullah (s.a.v.) gümüş bir yüzük edinip üzerine "Muhammedün Rasulullah" kelimelerini nakşettirdi. Sonra;

"Ben bir gümüş yüzük yaptırdım ve ona "Muhammedün Rasulul­lah" kelimelerini kazdırdım. Siz bunun üzerine hiç bir şey kazdırmayın" dedi.[4]

1148) Enes şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.) yüzüğünü gümüşlettirdi. Kaşı da ondandı."[5]

1149) îbn Ömer şöyle anlattı:

"Rasulullah (s.a.v.) gümüş bir yüzük edindi. O, kendi elindeydi. Ondan sonra Ebu Bekir'e geçti. Daha sonra Ömer'e geçti. Ömer'den sonra da Osman'a geçti. Onun üzerine şöyle nakşedilmişti (kazdırılmış-tı): Muhammedün Rasulullah."

Müslim şunu ilave etmiştir;

"Daha sonra Osman'a geçti. Sonunda Osman'dan Eriş kuyusuna düştü."[6]

1150) Enes îbn Malik şunu anlattı:

"Peygamber'in (s.a.v.) yüzüğü, gümüştendi. Kaşı habeş taşıydı." [7]

1151) Enes şunu söyledi:

"Peygamber'in yüzüğüne şöyle nakşedilmişti: Bir satırda "Mu-hammed", bir satırda, "Rasul", bir satırda da "Allah."[8]

Rivayetler farklıdır: O, yüzüğü sağ eline mi yoksa soluna mı ta­kardı?

1152) Cabir şöyle dedi:

 "Peygamber (s.a.v.), yüzüğünü sağ eline takardı."[9]

Muhammed İbn Abbad, zayıftır. îbn Meynıun, "Leyse bişey"dir. Buharı şöyle demiştir. Q, "Zahibu'l-hadis"tir (hadisi kabul etmeyendir).

Sol'a (taktığı) daha doğrudur.

1153) Enes şöyle demiştir:

"Rasulullah'ın (s.a.v.), bize hitabederken, sol elindeki yüzüğün pa­rıltısını hâlâ görür gibiyim."[10]

1154) Cafer Ibn Muhammed'in babası şöyle dedi:

"Rasulullah'ın (s.a.v.), Ebu Bekir, Ömer, el-Hasan ve el-Huseyn bunların hepsi yüzüğü sol ellerine takıyorlardı."[11]

 

Rasulullahın Saçlarını Kına İle Boyaması

 

1155) Osman Ibn Abdillah, İbn Mevhib şöyle dedi;

"Biz Ummu Seleme'nin yanma girdik. Bize, Rasulullah'm kına ve ketemle (boyamaya yarayan bir ot) boyanmış saçlarını çıkardı."[12]

1156- Ebu Rimse şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.) saçlarını kına ve ketemle boyuyordu. Saçları, kürek kemiklerine yahut omuzlarına varıyordu."[13]

1157) Aişe şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.) kına ve ketemle saçlarını boyardı." O şöyle derdi:

"Siz değiştirin, çünkü yahudiler değiştirmiyor."[14]. Onun sadece kına ile boyadığı rivayet edilmiştir.

1158) Ebu Rimse şöyle dedi:

"Peygamber'e geldim ve onun sakalını kma ile boyadığını gördüm."[15]

Sarıya boyadığı da rivayet edilmiştir.

1159) Abdullah îbn Cureyc, Abdullah îbn Ömer'e:

-  Ebu Abdirrahman! Senin sarıya boyadığını görüyorum, dedi. Abdullan İbn Ömer de:

-Ben Rasulullah'm (s.a.v.) sarıya boyadığını gördüm. Onun için sarıya boyamayı severim" cevabını verdi.[16]

1160) îbn Ömer şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.) sakalını vers (yemen safranı denilen bir bitki) ve safranla sarıya boyardı."[17]

1161) Hz. Aişe şöyle dedi:

"Rasulullah'm başındaki ağarmanın çoğu yan taraflarmdaydı."[18]

"Sakalmdaki kararmanın çoğu çenenin etrafındaydı. Saçlarmdaki aklar, sanki gümüş iplikler gibi, saçların siyahları arasında parlardı. Saçlarını sarıya boyadığında -ki bunu çok yapardı- sanki altın ipliklere dönüşürlerdi."

Eğer bundaki farklılığın sebebi sorulursa, biz de: Bazen öyle bo-yuyor, bazen de böyle boyuyordu diye cevap veririz.

Eğer onun boyamadığı rivayet edilmiştir denilirse:

1162) Sabit şöyle demiştir:

Enes'e Rasulullah'm saçını boyayıp boyamadığı soruldu. O da: "Boyamadı" diye cevap verdi.

1163) Sa'd'ın mevlâsı (azatlı kölesi) Ziyad şöyle dedi: Sa'dîbnEbîVakkas'a:

- Rasulullaiı (s.a.v.) saçını boyadı mı? diye sordum. O da:

-  " Hayır! Ona niyet etmedi bile. Onun ağaran kılları, çenesinin üstünde ve akımdaydı. Onları saymak istesem sayabilirdim."

1164) El-Maziniler'in mevlası Beşir şunu söyledi. Cabir îbn Abdil-lah'a sordum:

- liasulullah (s.a.v.) saçlarım boyadı mı? Cabir:

- "Hayır; Onun ağaran kıllarının boyanması gerekmiyordu. Çene­sinde ve alnında ağarma vardı. Onları saymak istesek sayabilirdik."

Cevab şöyledir;

Enes'in rivayet ettiği hadis'in cevabı iki vecihten olur; Birincisi: Ondan gelen rivayet farklı farklıdır.

1165) Enes şöyle demiştir: "Rasulullah'm saçlarını-boyalı olarak gördüm."

1166) Muhammed İbn Akil, îbn Ebi Talib şöyle dedi: Enes îbn Malik'e sordum:

-Rasulullah (s.a.v.) saçını boyamış mıydı? Enes: -Zannetmiyorum, diye cevap verdi. Ben de;

-Biz de, onun saçlarından içinde sarılık bulunan bir saç vardı, de­dim. Enes:

-Rasulullah (s.a.v.) onlara sarı birşey dokundurmuştur, diye cevap verdi.

ikincisi: Onun "Zannetmiyorum" demesi bir zan ifade etmektedir. "Boyamadı" sözü ise bir olumsuzluğa şehadet etmektedir. îbn Ömer, Ebu Rimse, ezan sahibi Abdullah îbn Zeyd gibi diğer Sahabiîer kesin olarak onun boyadığım söylemişlerdir. Olumluluk, olumsuzluğa tercih edil­miştir. Bu, Enes'in "Boyamadı" sözü kendisine söylediği anda Ahmed îbn Hanbel'in cevabıdır.

Sa'd'la Cabir'in hadislerine gelince, Onların ravileri, el-Vakıdî'dir. Ahmed îbn Hanbel onu yalancı saymıştır. Yahya da; güvenilir değildir, demiştir. Ebu Zur'a da şöyle demiştir; O hadis uyduruyordu. Sonra, o i-kisinin şehadetleri olumsuz olanadır. Halbuki olumlu olan tercih edilir.[19]

 

Rasulullahın Tarak Kullanması

 

1167) Enes şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.) sakalım ve saçlarını sık sık su ile (ıslatarak) tarardı."[20]

1168) Enes şöyle demiştir:

"Rasulullah (s.a.v.), gece yatacağı yere miskavini, tahau «uyunu ve tarağım koyar, geceleyin uyanınca, dişlerini misvakler (fırçc ), ab-dest alır ve tarardı."[21]

 

Rasulullahın Saçlarını Ayırması

 

1169) îbn Abbas şöyle demiştir:

"Ehl-i Kitab saçların? ayırmayıp tarardı. Müşrikler ise saçlarını ayırırlardı. Rasulullah kendisine hususi emir gelmeyen konularda Ehl-i Kitab'a uymayı tercih ederdi. Onun için saçlarını alnının üstüne salı­yordu. Daha sonra saçlarım ayırmaya başlamıştır."[22]

 

Rasulullahın Gülyağı Kullanması

 

1170) Enes şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v,) başına sık sık gülyağı sürer ve sakalını tarar­dı."[23]

 

Rasulullahın Aynası

 

1171) Enes şöyle dedi: Rasulullah (s.a.v.) aynada yüzüne baktığında şöyle derdi:

"Benim yaradılışımı ve huyumu güzelleştiren, başkasında kusur olanı bende süs yapan Allah'a hamdolsun." [24]

1172) Enes şöyle dedi:

Rasulullah (s.a.v.) aynadan yüzüne baktığında şöyle derdi:

"Beni düzgün bir şekilde yaratan, yüzümün şeklini Kerim (yüce değerli) yapan ve onu güzelleştiren, beni müslûmanlardan kılan Allah'a hamdolsun." [25]

1173) Hz. Aişe şöyle dedi: Rasulullah (s.a.v,) aynaya baktığında:

"Allah'ım! Beni güzel yarattığın gibi ahlakımı da güzelleştir" derdi. [26]

1174) Hz. Aişe şöyle dedi:

"Savaşlar için, Rasulullah'm gülyağı tarağını, aynasını, iki maka­sını, sürmedanlığmı ve misvağını hazırlardım."

1175) Hz. Aişe şöyle demiştir:

"Rasulullah (s.a.v.), şu yedi şeyi ne seferde ne hazarda yanından ayırmazdı; gülyağı şişesi, tarak, ayna, sürmedanlık, misvak, iki makas, saç ayırma kemiği."[27]

 

Rasulullahın Sakalından Alması

 

1176) Amr îbn Şuayb'in dedesi şöyle derdi:

"Rasulullah (s.a.v.), sakalının boyundan ve yanlarından alırdı." [28]

 

Rasulullahın Bıyıklarını Kırpması

 

1177) îbn Abbas şöyle dedi: "Rasulullah (s.a.v.) bıyığını kırpardı." [29]

1178) Ebu Abdillah el-Ağarr şöyle anlattı:

"Rasulullah (s.a.v.), cuma namazına gitmeden önce bıyığını kırpar ve tırnaklarının uzayanını keserdi." [30]

 

Rasulullahın (Kılları Gidermek İçin) Hamam Otu V.S. Kullanması

 

1179) Ummu Seleme şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.) birşey süründüğünde, avret mahalline kendisi sürerdi." [31]

1180) Habîb İbn Ebi Sabit şöyle dedi:

"Peygamber (s.a.v.), avret yerlerine temizlik maddelerini (hamam otu gibi) kendisi sürer ve kendisi temizlerdi, vücudunun diğer yerlerini ailesi temizlerdi." [32]

1181) Ebu Maşer şöyle dedi:

"Temizlik maddesini Peygambere (s.a.v.) ailesinden biri sürerdi. Avret yerlerine ise Rasulullah kendisi eliyle sürer ve kendisi temizlerdi." [33]

1182) Ziyad îbn Kuleyb şöyle dedi:

"Bir adam Rasulullah'a temizlik maddesini (hamam otunu) sürdü. Karnın yumuşak yerlerine gelince adam vazgeçip Rasulullah kendisi gürdü." [34]

1183) Enes İbn Malik şöyle dedi:

"Peygamber (s.a.v.), hamam otu kullanmazdı, onun kılları uzadı­ğında, onları keserdi."

Bu konuda söylenenler de kına ve başka şeylerle boyama konu­sunda söylenenlerin aynısıdır.[35]

 

Rasulııllahın Koku Sürünmesi Ve Kokuya Karşı Sevgisi

 

1184) Enes şöyle dedi: Peygamber (s.a.v.):

"Bana, kadın ve koku sevdirildi. Gözümün nuru namazda kılındı" buyurmuştur.[36]

1185) Enes şöyle demiştir:

"Ben, Rasulullah'm kokusundan daha hoş ne misk ne de anber kokladım."[37]

1186) Enes şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.) insanların en güzel kokulusuydu. Şimdiye ka­dar ondan daha hoş kokan ne misk kokladım ne de anber."[38]

1187) Cabir İbn Semura şöyle dedi:

"Rasulullah'm (s.a.v.) eline dokundum. Sanki o, bir kokucunun se­petiydi."[39]

1188) Enes şöyle dedi:

"Rasulullah'm (s.a.v.) güzel bir kokusu vardı. Ondan sürünürdü."

1189) Hz. Aişe şöyle demiştir:

"Rasulullah'm en sevdiği koku, ud kokuşuydu."[40]

1190) Muhammed İbn Ali şöyle dedi:

Aişe'ye; Rasulullah (s.a.v.) koku sürünür muydu? diye sordum. O da şöyle cevap verdi:

- "O, misk ve anber Bürünürdü."

1191) Enes şöyle rivayet etti;

"Rasulullah'm kendisine takdim edilen hiç bir kokuyu reddettiğini görmedim,"[41]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Buharı, libas, hadis; 45, 48, 50, 52, 54; ilm, bab; 7; cihad, bab. 101, ahkam, bafb: 15; Müslim, Sahih, libas, hadis: 56, 61; Ebu Davud, Sünen, kitabu'l-libas, bab: 10; ha-tem, 1, 2; Tirmizî, Sünen, kiîabu'l-lıbas, bab: 14,15; İbn Mace, Sünen, kitabu'l-libas, bab: 39; İmam Ahmed, Musned, H/18, 22, 68, 69, 127; IH/99, 160, 161, 169, 170, 187, 189, 198, 200, 206, 209, 223, 225, 266, 267, 275, 290.

[2] Nesaî, Sünen, VIIJ/195; İmam Ahrned, Müsned, J/322; Taberani, Mu'cemu'l-Kebir, XI!/40; İbn Hıbban, Sahih, 1468; Ebu'ş-Şeyh, Ahlaku'n-Nebi, 131- Zebidi, İthafu's-Sadeti'l-Muttekîn, I/385; IX/354.

eI-Vefa,F:31

[3] Buharı, Sahih, kıtabu'l-eyman, bab, 6; Ebu Davud, Sünen, lubsu'l-hatem, bab: S; Ahmed Îbn Hanbel, Musned, H/39; IH/U; İV/56

[4] Buharı, Sahih, Vll/203; Müslim, Sahih, 1656; Beyhakî, Sunenu'l-Kubra, X/128. Bakınız: Fethu'l-Barı, X/327.

[5] Buharî, Sahih, Vll/201.

[6] Buharı, Sahih, kitabu'l-lıbas, bab: 52; Müslim, Sahih, kıtabu'l-lıbas, hadis: 57; İmam Ahmed, Musned, 111/181; Tırmizı, Şemail, 76 (Muhtasar'dan)

[7] Bakınız: Kenzu'l-Ummal, 18306.

[8] Buharî, Sahih, İV/101; Vll/203; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, VII/276; Tirmİzî, Sünen, 1747, bakınız: Fethu'l-Barı, VI/212.

[9] Haber, Enes, Ibn Ömer, Cabir, Ali, İbn Abbas ve Aişe'den, ilave ve farklılıklar bu şekilde rivayet edilmiştir. Hepsinde bu şekildedir.

Ebu Davud, Sünen, 4226; Tirmizî, Sünen, 1744; ibn Mace, Sünen, 3647; Nesei, Zine, bab: 45; Ahmed İbn Hanbel, Musned, I/204, 205; Taberani, Mü'cemu'i-Kebir, VIII/11; İbn Ebi Şeybe, Musannef, VIII/286; Tirmizî, Şemail 8; Ibn Sa'd, Tabakat, 1/166, Hadis tarikleri (rivayet yolları) için müellifin (Ebu'l-Ferec İbnu'l-Cevzi'nin el-ilelu'l-Mutenahiye, 1153-1160 hadisler.)

[10] Buharı, mevakit, bab: 25; ezan, bab: 36; libas, bab: 48; ahkam, bab: 15; Müs­lim, Sahih, mesacid, 222, 223; Nesaî, Sünen, kitabu's-sala, bab: 8; İmam Ahmed, Musned, 111/82,188,200,267.

[11] Bakınız; Fethu'l-Bari, X/325.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 481-483.

[12] Ibn Mace, Sünen, kitabu'l-iibas, bab: 32; imam Ahmed, Musned, VI/319.

[13] imam Ahmed, Musned, İli/223, 227, 262; İV/163; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/238; İbn Adiyy, el-Kamil, İV/1417; İbn Asakir, Tarih, VI/181.

[14] Bakınız: Ibn Ebi Hatim. Ilelu'l-Hadİs, 2479; Kenzu'l-Ummai, 18327.

[15] 1045 nolu dipnota bakınız.

[16] Buharı, Sahih, kitabu'l-vudu, bab: 30: libas, bab: 37, Müslim, Sahih, kîtabu'l-hac, hadis: 25; Ebu Davud, Sünen, kitabu'l-menasık, bab: 21; libas, bab: 14: Malik, Muvatta, kitabu'l-hac, hadis: 31; Ahmed Îbn Hanbel, H/66,110.

[17] Nesaî, Sünen, kitabu'z-zine, bab: 65. Bakınız: el-Bidaye ve'n-Nihaye, Vl/25.

[18] Bakınız: İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, Vll/156.

[19] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 483-485.

[20] Bağavı, Şerbu's-Sunne, XII/82; !bn Sa Tabakatu'l-Kubra, 1/170; Tirmizî, Şe­mail, 23; Ebu'ş-Şeyh, Ahlakun-Nebi, 173. Bakınız: İîh^us-Sadeti'l-Muttakîn, II/395, IX/353.

[21] Bakınız: Fethu'l-Bari, Xl/115,130;XHI/379.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 485.

[22] Bakınız: Fethu'l-Barı, X/286.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 485-486.

[23] Daha önce kaynaklan geçti.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 486.

[24] Ibnu's-Sınnî, Ameiu'l-yevmi ve'l-leyle, 160, 162; Taberanî, Mu'cemu'l-Kebır, X/ 382; ibn Ebs'd-Dunya, Kitabu'ş-Şukr, 58. Bakınız: İthafu's-Sadetı'l-Muttakîn, V/113; VI1/91.

[25] İbnu's-Sınnî, Amelu'l-y6vmi ve'l-leyle, 162; İbn Ebı'd-Dunya, Kıtabu'ş-Şukr, 58, Heysemî, Mecrtıau'z-Zevaıd, X/138, 139; Zebîdî, İthalu's-Sadetı'l-Muttakîn, V/113; Vll/91; Nevevî, Ezkâr, 270.

[26] Ibnu's-Smnî, Amelu'l-yevmı ve'l-leyle, 160; İbn Sa'd, Tabakatu'l-Kubra, I/98; ibn Hacer, Fethu'l-Barı, X/456; Zebîdî, İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, V/113; Aclunî, t<eşfu"l-Hafa, 217.

[27] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 486.

[28] Tirmizî, Sünen, 2762; Ibn Hacer, Fethu'l-Bari, X/350; Kurtubı, Tefsir, 11/105; Tebrizi, Mişkatu'l-Mesabih, 4439.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 487.

[29] Ebu'ş-Şeyh, Ahlaku'n-Nebi, 259; Tahavi, Maâni'l-Asar, iV/230

[30] İmam Ahmed, Musned, 1/301; Bağavi, Şerhu's-Sunne XH<'113 Tarihu İbn A-sakir, 11/149; Ibn Hacer, Fethu'l-Bari, X/347.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 487.

[31] İbn Sa'cl, Tabakatu'l-Kubra, 1/142; İbn Ebi Şeybe, Musannef, 1/111; Abdurrez-zak, Musannef, 1127; Suyutî, Durru'l-Mensur, 1/114.

[32] Bakınız: Durru'l-Mensur, I/276.

[33] A.g.e.

[34] Bakınız: Durru'l-Mensur, I/276.

[35] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 487-488.

[36] Nesaî, Sünen, Vll/62; Ahmod ibn Hanbel, 111/199, 285; Hakim, Müstedrek, İl/ 160; Zebîdî, İthafu's-Sadetı'l-Muttakîn, IH/22, 131,138, V/311, Vlll/117, IX/552.

[37] Daha önce kaynakları geçti.

[38] Taberanı, Mu'cemuVKebır, XVII/134.

[39] Daha önce kaynakları geçti.

[40] İbn Sa'd, Tabakatu'l-Kubra, i/113; Ebu'ş-Şeyh, Ahlakun-Nebı, 99.

[41] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 488.

 

 
 Ana Sayfa | Destek | İletişim
Copyright © KutluDogum.Org
Design&Code İBG
Siteyi En İdeal Internet Explorer 7 & Firefox ile 1024*768 Formatında Görüntüleyebilirsiniz.